bbbvvvcc

bbbvvvcc
@Baharncc
Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?
188 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·167 syf.·
2020 32. kitabı
Bu kitapla bir insanı daha tanımış oldum. Mehmed Uzun'u. Okuduğum ilk kitabı Nar Çiçekleri oldu. Ve diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Kitaba gelelim şimdi. Nar çiçekleri; ırkçı, bağnaz, hoşgörüsüz iktidarların uyguladığı katliamlar, sürgünler, acılar, dışlanmışlıklar, insanlara konan sınırlar, kendi kültürleriyle bağlarının koparılması. İnsanların yaşadığı yerlerden koparılmalarının acılarını, geride bıraktıklarını mübadeleyi anlatan romanlarda, roman karakterleri aracılığıyla öğrenip duyumsamıştım. Nar çiçeklerinde bu acıyı bizzat yaşamış olan yazar Mehmed Uzun’un yazdıklarından okumak oldukça sarsıcıydı. Irkçılığın, bağnazlığın, yok saymanın, aşağılama ve dışlanmanın kendinde ve diğer insanlar üzerinde yarattığı etkileri yazılarında o kadar iyi ifade etmiş ki, çokça hüzün yüreğinize çöküyor. İnsanların tarih boyunca kini, nefret, maddi, manevi çıkarları için yaptığı zulümler karşısında beynimize kazınmış. Bu deneme yazılarında yazar çeşitli dönemlerde yaşamış, sürgün yazar ve şairlere dair yazdıkları da ilgi çekici. Son kısımlarda da öldürülen Musa Anter'e yazdığı masalımsı ağıt ve Yaşar Kemal'in aldığı bir ödül töreninde yaptığı Yaşar Kemal'in edebi kişiliğini, toplumsal gerçeklere ilişkin verdiği mücadeleyi anlatan konuşma metni var. “Sürgün bir ayrılıktır, bir hüzündür. İnsani olmayan, ağır bir cezadır Yaşanmış, çok iyi bilinen uzun bir zaman kesitini, daha doğrusu bir yaşamı geride bırakmaktır. İstemeyerek, zorlanarak…” Yazarın bu sözleriyle incelemeye nokta koyup siz sevgili okuyuculara da iyi okumalar dilerim...
1000Kitap
Nar ÇiçekleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20124,614 okunma
Puan vermedi·479 syf.·
2020 31. kitabı
Farklı üslubuyla yine kendini göstermiş yazar. Bu kitapta baş karakteri Hikmet'in iç yolculuğunda kendisine refakat ediyoruz. Karakterin kendi iç buhranını, kendisiyle verdiği savaşı konu alıyor kitap... Kendi özeleştirisini ağır bir şekilde yapıp, içini dökerek, aslında bütün bireylerde var olan problemleriyle, ifşa ediyor bütün insanlığı... Ayak uyduramadığı hayatı ve toplumu rol yaparak, kendi "oyunlar"ıyla çekilir kılmaya çalışıyor. Tavsiyem bu kitabı her yerde; işe giderken, bir anlık boşluklarınızda okumayın. Eğer yazarı anlamak istiyorsanız, bir odaya kapanin ve dış dünyadan kendinizi izole edin. Bir 'ben' bulacaksınız sayfalarında gezinirken. İç sesinizin yazılara döküldüğünü görecek, bilinçaltınızda bir yolculuğa çıkacaksınız. Kendinizden çok fazla şey bulacaksınız. Yazarın da olayı bu zaten sizi size anlatması. Kitaplarında bas bas bağırıyor Oğuz Atay, "yaşarken anlaşılmaya mecburum.." diyor. Fakat kötü bir ironiyle ölümünden çok sonra anlaşılıyor eserlerinin, kendisinin kıymeti. Tutunamayanlar kitabını okuyup beğenen herkesin, kesinlikle bu kitapta da aynı hisleri bulacağına inanıyorum ve okumanızı tavsiye ediyorum. Aynı hissiyat, benzer sorunlar ama daha oturmuş bir bir kurgu mevzubahis bu sefer.. Yine de ben Tutunamayanlar'ı daha çok beğenmiştim, belki de bu hisleri ilk tattıran olduğu içindir, bilemiyorum. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2020 30. kitabı
Defalarca okunabilen, her okunuşta yeni dokunuşlar bulunabilen, Türk edebiyat tarihinin en güzide, en naif ve en sarsıcı eserlerinden biri bu kitap. Kitap bir solukta okunabilecek kaliteli bir eser. Dil akıcı, olay sürükleyiciydi. Bölümlere ayrılmadan tek parca halinde yazılmış bir eserdir. Merak duygusu hep üst seviyededir ve bu yüzden kitap bitinceye kadar bırakmak istemiyoruz. Kitapta güçlü tahlillere yer verilmiş ve betimlemeler de oldukça iyiydi. Kişilerin içine düştüğü bunalımları, umutları, güveni, sadakâti, saflığı çok iyi şekilde harmanlamış.. Keyifli okumalar dilerim.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Mahzen Yayıncılık · 2019375,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2020 29. kitabı
Yazacaklarıma öncelikle bu sözle başlamak istiyorum; "Her şeyi senin için vâr ettim diyen Rabb'ine; Her şeyi senin için terk ettim diyebilmektir aşk! " -Şems-i Tebrizi.. Aşkın hakikat kelâmını, tasavvufi bir dille hemhal eylemiş, samimi ,içten gelen temiz duygularıyla muhteşem anlatmış...Ruhunuzu derinden etkileyen cümleleriyle,her okuduğum sözün altını çizdiğim defalarca tekrar ettiğim bir eser...Ruhunuzun mabedinde aşka dair saklı düşleri çıkararak, gerçek âlemdeki size sunuyor.....okuma yapmak isteyenler tercih edebilir .Kısacası 'Elif'' gibi sevmek yazıldığı gibi dimdik sevmektir...Rabbim cümlemize Elif gibi dimdik sevebilecek eşler nasip etsin inşallah. Namazlar gibi vakti olsa seni özlemenin... Alırız abdestimizi Yalandan yağmurlu İstanbul gecelerinde Özleriz adam gibi... Sen yoktun o zamanlar, çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben... Ne zaman bir dert gelse bana, yağmur yağar, Dinler, dokunur, ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım... Ateşim sönerdi.. sonra büyüdüm.. gözlerini gördüm, Yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim...
Elif Gibi Sevmek 1Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201715,2bin okunma
Puan vermedi·116 syf.·
2020 28. kitabı
Tanzimat edebiyatının ilk yerli romanı olarak bilinmektedir. Şemsettin Sami, romantizm etkisinde olan yazarlar arasında ismini korumaktadır. Konusu ile de bunu beyan ediyor zaten. Hüzünlü bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Osmanlı kelimeler ile yazılmış türkçe örneğidir ve ilk basımlarında çok yanlışı olan, tecrübesiz bir eseridir neticede ilk yazılan yerli romanlardan biri. Eski romanlar mutlu sona önem vermeyip genellikle gerçek bir bakış açısı ile yazılıyor. Tanzimat döneminin bu eşsiz ve tecrübesiz eserleri kendisinden sonra geçen tür edebiyat dönemlerine rağmen yerini korumayı başarmıştır. Fitnat, Hacı Mustafa' nın üvey kızıdır. Annesi öldükten sonra sahip çıkmıştır. Talat da küçükken babasız kalmış yetim bir gençtir. Talat, Hacı Mustafa' nın dükkanına gidip gelirken Fitnat' a aşık olur. Bunu öğrenen Hacı Mustafa üvey kızını eve hapseder. Bir süre sonra Fitnat'ı Ali Bey adında zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmek ister. Fitnat istemez ve zorla olan evlilik sonunda Fitnat intihar eder. Fitnat' ın boynundaki muskayı açar ve okur. Sonunda deli olur çünkü Fitnat' ın öz kızı olduğunu öğrenir. Bir süre sonra o da ölür. Talat da Fitnat' ın ölümüne dayanamaz ve yatağa düşer. Bir süre sonra o da ölür. Olay örgüsü oldukça kuvvetli ve bir o kadar da gerçekçi yazılmıştır. Takdir ettiğim son şey ise ; yazarımız kitabın sonunda yan karakterleri de unutmamış onların da durumlarından bahsetmiş her boşluğu doldurmuş bir güzel. Bu güzel eseri lütfen okuyun pişman olmazsınız. Keyifli okumalar dilerim.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538bin okunma