“Tanrıya ait olanı Tanrıya, hükümdara ait olam ise hükümdara ver” diyen parolaya göre Batılı insana özel hayatında Hristiyan, resmî şa-
hıs veya iş adamı olarak ise makyavelist olabileceği öğretilmiştir. Bu çatışmayı çözemeyen veya ona tahammül edemeyen kimse nevrozun kurbanı olur. Müslüman dünyasını tanıyanlar fertle muhit arasındaki
fevkalâde ahengin üzerlerine yaptığı tesir hakkında; ferdin toplumla bütünleşmesi hakkında, sunî, haricî, siyasî ve hukukî olmayan, aksine dahilî, organik bir bağlılığın varlığı hakkında hemfikirdirler. Bu
gerçek, yoksulluk ve geri kalmışlığa rağmen bile mevcuttur.