Birleşik Krallık, KKTC'yi tanımamakla birlikte, Kıbra Türklerin KKTC pasaportuyla İngiltere'ye girişlerinde uzun yıllar herhangi bir sorun yaratmadı. Kıbrıslı Türkler, tıpkı Rumlar gibi vize ihtiyacı olmadan seyahat edebildiler. Ne var ki, bu durum 1998 yılında değişti. Durumun değişeceğinin sinyalleri bir yıl öncesinden alınmaya başlamıştı. 1997 yılında Londra'dan bazı yetkililer gelerek KKTC yöneticileri ve özellikle Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşmüşler ve bazı uyarılarda bulunmuşlardı. Gelen heyet, muhalefet ile de görüşerek bilgi vermişti. O nedenle, gelişmelerden haberimiz vardı. İngilizlere göre, son yıllarda kuzey Kıbrıs'tan KKTC pasaportu ile İngiltere'ye giriş yapan Kıbrıslı Türklerden her yıl 500 civarında kişi siyasi iltica talep etmekteydi. Son iki vıldaki rakam 900u aşmıştı. 106 Ingiliz kanunlarına göre. bu insanlara birtakım imkânlar sağlamaları gerekiyordu ve bu da İngiliz hükümetine, kişi başına30 bin sterline mal olmaktaydı. İngilizler bütçelerine gelen bu ek külfeti yüklenmek istemiyorlardı. O nedenle, bunun önüne geçilmesini KKTC yönetiminden talep ediyorlardı. İltica başvurusunda bulunanların, ilk bakışta Türkiye'den gelip KKTC vatandaşlığını alanlar olduğu düşünülebilir ama bu durumdakilerin, müracaatçıların sadece %30'u olduğunu İngilizlerden öğrenmiştik. Geriye kalan %70'i Kıbrısh Türklerdi. Kıbrıslı Rumlar AB yolunda ilerlerken, KKTC'de bir gelecek göremeyen gençler, umutsuzluğa kapılıp, yaşamlarını Birleşik Krallık'ta kurabilmenin arayışıyla hareket etmekteydiler. Siyasi iltica talebini haklı çıkaracak koşullar kuzey Kıbrıs'ta geçerli olmasa da çıkış yolunu, İngiliz yasalarının verdiği olanağı da değerlendirerek bu çerçevede görmüşlerdi.