Serdar Yatır

Serdar Yatır
@Baker221b
Türk Ordusu anlaşma olursa Kıbrıstan çekilsin
DÜZEL: Peki siz tam olarak ne istiyorsunuz? Türk ordusunun çekilmesinden yana mısınız? AKINCI: Türk ordusu gün gelip çekilecek. Bir kontenjan kalacak sadece. Türk ordusu da 30-35 bin askerle ben burada ilelebet kalacağım' demiyor zaten. Ama bir anlaşma olmazsa çekilmez ordu. Çekilmemesi de gerekir. Kıbrıs Türkünün qenelinin hissi budur. Ama biz Türkiye'nin bazı politikalarını da benimsemek zorunda değiliz, bunları eleştirebiliriz. Tarihî gerçekleri, 74'teki koşulları da unutamayız. Harekâtın üzerinden 26 yıl geçti, artık çözüm üretelim. Türk ordusu da asli görevine dönsün.
Sayfa 328·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türkiye KKTC ilişkisi polis itfaiye KTHY
DÜZEL: Nedir bu sevgi ve saygının gerekleri? AKINCI: Size örnek vereyim. Kıbrıs Türk Havayolları benim hasında olduğum Turizm Bakanlığı'na bağlı. Ama hisse uapısı nedeniyle yönetiminde Türkiye kanadının tayin ettiği i kisi, KKTC kanadının tayin ettiçi iki kişi var. Güvenlik Kuvvetleri'mize bakıyoruz, haliyle başında Türkiye'den gelmis bir Türk general var. Çünkü Kıbrıshı Türk subaylar ancak albaylığa kadar terfi edebiliyorlar, general olamıyorlar. DÜZEL: Niye? AKINCI: Yasalarımız öyle. Sivil savunmamıza, merkez bankamıza bakıyoruz. İkisinin de başında Türkiye'den bir yetkili var. İtfaiye dünyanın her yerinde yerel yönetimlere bağlıdır. Bizde polis üzerinden o da Güvenlik Kuvvetlerine bağlı. Bana lütfen söyler misiniz, polisini, itfaiyesini idare edemeyen bir toplum ekonomisini nasıl idare eder? Çünkü özgüven meselesidir. Kıbrıs Türk halkı kendi kurumlarını kendi yönetir hale gelmelidir. Bağımsız bir devlet olmanın gereği de budur. Kıbrıs'ta yanhıs anlaşılırım korkusuyla bu konularda konuşmayan büyük bir sessiz çoğunluk var. DÜZEL: Ne açıdan AKINCI: Bu türden Yanış anlaşılırlar? dişkisine dönüstüriilmesi nereltižini ilişkilerun jirdiğinizde vay artık kardeş olvatan karşıtları. Tüirkine düismanlari' gibi yaklaşımlar olabiliyor. İşte bundan endise eden bir sessiz çoğunluk var. Bizim Türkiue ile kardeş ilişkisine geçmemiz lazım.
Sayfa 325·Kitabı okudu
Dp ve Turizm Bakanlığı
Ziya Emir'in ise yıllar sonra bazı paylaşımlarında "Al tesekkür borçluyum; çünkü i beni işten attı ve o sayede is insamı um" diye yazdığını birkaç kez gördüm. Ziya Emir'in onsanı gelir i bir iş insanı granla çok daha olduğu doğru ama Pisten attığımız" kısmı izaha muhtaçtır. O dönemde Balr ama delete değil, partiye hizmet etmek için istihdam edilmis biriana e hizmet edilecekse, partide istihdam edilmeliydi; ama Partiye devletten ödenip, bakanlğa bile uğramadan sırf parti isleri ülo uöraşmak onaylanacak bir durum olamazdı. Aslında Serdar Denktaş ve DP'nin bakanlık uygulamalarında onaylanmayacak hususlar bununla sınırlı değildi. Görevi devralıp işe koyulduğumuzda bakanlığın bir bakıma DP'nin çiftliği gibi kullanıldığını görmek beni ciddi olarak üzmüştü. Bakanlığa ait bilgisayar ve bazı cep telefonlarını DP merkezinden geri alabilmek için epey uğraşmamız gerekmişti. Bakanlığa ait demirbaşlar rahatlıkla bakanlık dışına çıkarılabilmekte ve seçimlerde DP merkezinde kullanılabilmektevdi. Bu durum benim devlet anlayışımla elbette bağdaşamazdı; ama bu durumları Serdar Denktaş ve DP alevhine politik olarak kullanmak çok mümkün ken, bunu yapmadım sadece eksik envanterin geri getirilmesini sağladım.
Sayfa 269·Kitabı okudu
Alıntı
İngiltereye KKTC pasaportu ile giriş 98de sona erdi
Birleşik Krallık, KKTC'yi tanımamakla birlikte, Kıbra Türklerin KKTC pasaportuyla İngiltere'ye girişlerinde uzun yıllar herhangi bir sorun yaratmadı. Kıbrıslı Türkler, tıpkı Rumlar gibi vize ihtiyacı olmadan seyahat edebildiler. Ne var ki, bu durum 1998 yılında değişti. Durumun değişeceğinin sinyalleri bir yıl öncesinden alınmaya başlamıştı. 1997 yılında Londra'dan bazı yetkililer gelerek KKTC yöneticileri ve özellikle Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşmüşler ve bazı uyarılarda bulunmuşlardı. Gelen heyet, muhalefet ile de görüşerek bilgi vermişti. O nedenle, gelişmelerden haberimiz vardı. İngilizlere göre, son yıllarda kuzey Kıbrıs'tan KKTC pasaportu ile İngiltere'ye giriş yapan Kıbrıslı Türklerden her yıl 500 civarında kişi siyasi iltica talep etmekteydi. Son iki vıldaki rakam 900u aşmıştı. 106 Ingiliz kanunlarına göre. bu insanlara birtakım imkânlar sağlamaları gerekiyordu ve bu da İngiliz hükümetine, kişi başına30 bin sterline mal olmaktaydı. İngilizler bütçelerine gelen bu ek külfeti yüklenmek istemiyorlardı. O nedenle, bunun önüne geçilmesini KKTC yönetiminden talep ediyorlardı. İltica başvurusunda bulunanların, ilk bakışta Türkiye'den gelip KKTC vatandaşlığını alanlar olduğu düşünülebilir ama bu durumdakilerin, müracaatçıların sadece %30'u olduğunu İngilizlerden öğrenmiştik. Geriye kalan %70'i Kıbrısh Türklerdi. Kıbrıslı Rumlar AB yolunda ilerlerken, KKTC'de bir gelecek göremeyen gençler, umutsuzluğa kapılıp, yaşamlarını Birleşik Krallık'ta kurabilmenin arayışıyla hareket etmekteydiler. Siyasi iltica talebini haklı çıkaracak koşullar kuzey Kıbrıs'ta geçerli olmasa da çıkış yolunu, İngiliz yasalarının verdiği olanağı da değerlendirerek bu çerçevede görmüşlerdi.
Sayfa 246·Kitabı okudu
Alıntı
Çözüm arayışı
TKP'ye göre, uzun yılların birikimi ile oluşan Fikirler Dizisi, çözüm arayışı için en makul ve dengeli çerçeve olmaya devam etmektedir. Kavram tartışması yerine, BM gözetiminde görüşmelerle içerik üzerinde anlaşmak ve çözümün adını daha sonraya bırakmak en akılcı yol olacaktır. Unutulmamahdır ki, adı konfederasyon olan İsviçre'de sistem aslında bir federasyon olarak işlemektedir.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Alıntı