Balcan Aydın

Balcan Aydın
@Balcann
Saçlarımı parmaklarımla taramakta olduğum hâlde gözlerimi Meliha'ya dikmiş, bakıyordum. İstiyordum ki gözlerimiz birbiriyle karşılaşsın. İstiyordum ki bakışlarımız birbirine çarparak bayılsın.
Sayfa 41
Reklam
Üzgün, mahzun... Hâlimi anlatabilmek için bu kelimeler kifayet etmez. Bunlarla ruhumun elemleri, ıstırapları anlatılamaz. Evet, mümkün değil anlatılamaz.
Azizim! Pek büyük bir felakete uğradım. O kadar büyük ki şimdiye kadar kadınlar üzerindeki âşıkane muvaffakiyetlerimin cümlesine bedel bir felaket, ümitsiz bıraktığım gönüllerin, meftun olarak terk ettiğim aşkların hepsinin intikamından dehşetli bir felaket darbesi... Nasıl anlatayım bilmem. Öyle dehşetli bir darbeye uğradım ki kalbimin en ince damarlarını kuruttu. Şimdi orada kadın aşkı yerine kezzap akıyor. Ah! Akan bu acı madde ruhumu yakıyor, ciğerlerimi yakıyor, bütün benliğimi yakıyor. Ben buna müstahaktım, azizim!
"Edebiyat cemiyete faydasız ve ailesi için yük teşkil etmek isteyen, açlıktan ölmek arzusuna kapılan bir adamın mesleğidir," diyordu.
Yaşadı. Daha doğrusu yarı ölü bir hâlde Azrail'i bekledi.