Hatta Mansur genç bir Efendi'nin o gün, bir defa yemekten başka hemen birer saat arayla iki defa toz şekeri ekilmiş muhallebi, bir tabak sütlaç yediğini üç defa portakal şerbeti istediğini görüp şaşmıştı. Mansur gayet iyi görüyordu ki bunlar arzu ve iştiha şevki ile değil, işsizlikten, vakit geçirmek için, zoraki yeniliyordu.
Dehşet içinde kaldı. Bu hallerde bulunan adamın, fikren gelişmesine imkân olmadığını ve bilakis insanın bildiğinden ve öğrendiğinden de birçok şeyler kaybedeceğini düşündü.