'' Kadercilik öğretisinin böyle bir etkisi var işte''dedi ermeni ev sahibim. ' 'Türkleri karekterize eden vurdumduymazlıklarının nedeni budur. Ama bizlerde en az Türkler kadar vurdumduymazız' '
Çarpıcı bir manzaraydı : kefen benzeri elbiseleri içinde ağlayan kadınlar, erkeklerin rengarenk giysileri, heyecanlı askerler, onlardan daha heyecanlı binbaşı ve kuvvetli bir dini şevk duygusu.
'' Hristiyan papazların ve Müslüman imamların siyasete bulaşmaları çok yazık, '' dedi bir başka Türk '' Onların görevi insanları yatıştırmak olmalı, azdırmak değil. ''
Ülkemizde Türk milletinin onurunu lekeleyen, onları dünyanın bütün kötülüklerine sahip olmakla suçlayanlar, broşürler yazmayı bir kenara bırakıp biraz Anadolu'da dolaşsalar iyi ederler. '' Şeytan göründüğü kadar kötü değildir '' der eski bir söz. Kendilerini Hristiyan addeden yazarlar pek çok konuda Anadolu'daki Türklerden ders alabilirler.
Bir İngiliz subayı olan Fred Burnaby 1876 yılında işinden izin alarak İngiltere'den İstanbul'a Osmanlı İmparatorluğuna gelir. Amacı ülkesinde ve avrupa basınında Türkler hakkında yapılan kötü propagandaları , Türklerin cani olarak görülmesini ve Anadolu'daki yaşamı yerinde incelemek ve Osmanlılar ile Rusya arasında çıkacak olası bir savaş hakkında Anadolu'nun askeri ve siyasi düzenini araştırmak. Şunu belirtmeliyim ki Fred Burnaby ( ingiliz subay) bu seyahate ülkesinin verdiği bir görev olarak değil sadece kişisel meraklarından ötürü çıkıyor. Seyahati boyunca Anadolu'da gördüğü her şeyi tarafsız olarak , hiç bir milleti kayırmadan ve siyasi bir propaganda yapmadan yazmasını çok takdir ettim ve saygı duydum. O dönem Anadolu'daki yürekleri burkan derecedeki yokluk ve fakirlik eserde tüm çıplaklığı ile göz önümüze geliyor. Seyyahın Türklerle ilgili en yakındığı durum vurdumduymazlıkları iken en etkilendiği özellikleri misafirperverlikleri. Eserde gittiği her şehir ve kasabadaki hane sayısını ,bölgedeki etnik kökenlerin nüfus dağılımını , pazar ürünlerinin fiyatlarını vb . şeylere de yer vermesi ,o dönem ki coğrafyamızı ve koşulları tanımamız için mükemmel bir kaynak oluşturmuş. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum , zaten ilk sayfadan itibaren eserin içine gireceğinize eminim ve incelemenin başında da belirttiğim gibi bu durumdan eserin yazarın tarafsızlığı ve herhangi bir ideden uzak sadece kişisel meraklarının kağıda dökülmüş hali olmasıdır. Hatta bir bölümde vatandaşlarına Türkler hakkında şöyle bir deyimi vardır: ''Şeytan göründüğü kadar kötü değildir. Kendilerini Hristiyan addeden yazarlar pek çok konuda Anadolu'daki Türklerden ders alabilirler''