“Bir insan susunca, sesi içinde dolaşmaya başlıyordu. İyice yayılıyordu. Sonunda gözlerde, ellerde, oturuşta, yürüyüşle, ette kemikte çın çın ötmeye başlıyordu bu ses. Dünyayı anlamak için susmak yetiyordu.”
“ Kimsenin inkar edemeyeceği doğruları, bir yüreğin kaldıramayacağı acıları, sevmek denilen şeyim özünü söylüyormuş gibi. Bir ruhun hayal bile edilemez derinliklerini deşiyordu sanki.”