Küçülme yükseklerde ara huzuru,
bir kartalın süzülüşündeki asaleti düşün.
Kendi masalını anlat rüzgâra,
Sessizlik kendi çığlığında boğulur elbet bir gün.
Anladım ki
zaman dediğin bir perdeymiş,
insan o perdenin arkasında
kendiyle saklambaç oynarmış.
.
Bulduğunu sandığında kaybolur,
kaybolduğunu sandığında bulunurmuş.
.
Ne tuhaf değil mi?..
en çok kendinden kaçan,
en çok kendine yakalanır.
Bir ağacın altında oturdum;
dallarında geçmişim sallanıyordu.
Her yaprak bir hatıra,
her rüzgâr bir pişmanlık…
Ve ben,
kendi hikâyemin altında gölgelenmiş bir yolcu.
.
Toprakla konuştum;
dedi ki:
“Her şey aslına döner.”