Güneş batmaya başlamıştı. Evlerde ve toprak kulübelerde ışıklar yanmaya, damlardaki yarıklardan sızmaya başlamıştı. Ay ışığının aydınlattığı kulübelerin ötesinde uzun, ince kavaklar daha da uzamış ve koyulaşmış olarak görünüyorlardı.
Havada, su, ot ve sis, yani görkemli bir yaz sabahı kokusu vardı. Yüzbaşı çubuğu yaktı, bu ucuz tütün kokusu kayın kokusuyla karışınca bana harikulade hoş geldi.
Gri ve beyazımsı kayalar, sarımsı yeşil yosunlar, şebnemlerle kaplı kızılcık çalıları ve bodur karaağaçlar sabah güneşinin muhteşem altunî ışığı altında çok açık bir şekilde kendilerini gösteriyorlardı.