Simyacı kitabı, ünlü yazar Paulo Coelho tarafından kaleme alınmış ve popülerleşmiş bir eser. Benim bu eseri okumamdaki önemli sebeplerden birisi de bu: popüler bir eser olması. Kitap yayınlandıktan sonra pek çok dile çevrilmiş. Doğal olarak bu da popülerliğini arttırmış.
Eser, köylü bir ailenin çocuğu olan çoban Santiago'nun kendi Kişisel Menkıbe'sini aramak amacıyla İspanya'da Mısır'a uzanan maceralı hayat hikayesini anlatıyor. Kendi hazinesini bulmak isteyen Santiago pek çok olayla karşılaşıyor, mücadele ediyor. Romanın temeli bu durumdan ibaret. Yazar, Santiago üzerinden okuyucuya pek çok mesaj da iletiyor. Santiago'nun okumuş biri olmasına rağmen seyahet etmek, farklı yerler görmek amacıyla kendi isteğiyle çoban olması, kendi hayatına yön verenin kendisi olması üzerine durmamız gereken temel noktadır. İnsanın kendi kararlarını kendi vermesi, hayallerinin peşinden gitmesi birey anlamında da modern çağın en temel sorunlarından bir tanesidir. Yazar bu duruma vurgu yapıyor ve insanın kendi hayatında baş rolü oynadığını unutmamasını nasihat ediyor. Bunun yanında insanın yaşamını sorgulamasını istiyor. Santiago'nun kendi sorduğu sorulardan bunu görmek mümkündür.
Dikkatimi çeken bir diğer noktada şu oldu. Bir insan kendi hayallerini, ideallerini yaşamak için daima yolda olmalı. Bu yolda sürekli çalışmalı, gayret etmeli ve hareket halinde olmalıdır. Bunun yanı sıra karşısına çıkan durumları, olayları ve imkanları iyi okuyabilmeli, fırsatları değerlendirebilmelidir. İyi bir sezgiye sahip olmalı, iyi şeçimler yapmalıdır. İşte bu durumu Santiago'nun kendisinde görmekteyiz.
Toplum baskısından uzak, kendi kararlarını kendisi veren bireyler olmamız dileğiyle sizlere bir kitap önerisi daha sunuyorum. Keyifli okumalar diliyorum...