"İnsan Doğasının Yasaları" kitabını bitirirken, hem kendimi hem de çevremdeki insanları daha iyi anlamama yardımcı olan bu alıntılar aklımda yer etti. Sizlerle de paylaşmak istiyorum:
"Mesajlarınıza ne kadar çabuk verdikleri, sizi ilk gördükleri andaki beden dilleri ve yanınızdaki ses tonları bunu belirtecektir."
"O anın dramatikliğine kapılmak kolaydır ama daha sonraları sizi kendi amaçları uğruna kullandıkları ya da kendi ihtiyaçları için tükettikleri zaman ıztırap çekersiniz. Sizin empati duygunuzun üstüne oynarlar."
"Geçmişlerine bir bakın. Kırılganlıklarını ortaya çıkardıkları tek bir derin ve samimi ilişkileri olmadığını görürsünüz."
"İnsanlar hakkında fikirleriniz yargılara dönüşmemeli."
"İnsan doğasının en derin ilkesi takdir edilme arzusudur."
"Ani karar verme eğiliminizden sıyrılın. İnsanları yeni bir ışıkta görebilmek için zihninizi açın."
"İnsanları anlamayı eğlenceli bir oyun, bir bulmaca gibi görün."
"Esas sorun, sürekli insanları yargılamamız."
"Kendini üstün görmek, mantıksızlığın işbaşı olduğunun kesin bir belirtisidir."
"Dünyadaki birçok insandan yalnızca birisiniz ve dolayısıyla kimseden üstün değilsiniz. Bir tanrı ya da melek değil, geri kalan bizler gibi kusurlu bir insansınız."
"İnsanlar nazik, dost canlısı ve sevgi arayan yaratıklar değildirler. Saldırdıkları zaman, kendilerini savunurlar. Güçlü bir saldırganlık arzusu donanımlarının bir parçasıdır."
"Ölüm gerçeğiyle bağlantı kurunca, yaşamın gerçeği ve doluluğuyla da daha derin bir bağ kurmuş oluruz."
"Ölümün garipliğinden uzaklaşalım, tanımaya ve alışmaya çalışalım. Hiçbir şey aklımıza ölüm kadar sık gelmesin. Her an onu tüm yönleriyle hayalimizde görmeye çalışalım. Ölümü önceden düşünmek, özgürlüğü önceden düşünmektir. Nasıl öleceğini öğrenen kişi, nasıl köle