Sahi anlamda düşünmek istiyorsan, başkaldırmak zorundasın. Başkaldırı bir cesarettir, insanı insan yapan cesaret. Çünkü sahi anlamda düşünmek, dünya karşısında bir tavır almaktır. Düşüncenin tüm içsel gelişim yasaları bu olguya dayanır.
İnsan, içinde bulunduğu dünyaya dairdir ancak onunla sınırlı değildir. Yani tüm ilişkiler, olanaklar vb. bizi etkiler ancak tek başına bizi belirleyemez. Çünkü insanın evrimsel geçmişi ona olağanüstü bir yeti bahşetmiştir: Anlamlandırma.
İnsan, bir an her şeyi muazzam bir ışığın altında derinlemesine gördüğünü/kavradığını düşünür. İşte bir felsefeci için bundan daha büyük bir haz ve bundan daha büyük bir tehlike düşünülemez.