Lise 3. sınıftayız. Ramazan bayramının arefesi. evde ders çalışıyordum. Arkadaşım aradı. Bahat barajda boğulmuş abiside onu kurtarmaya çalışırken boğulmuş. Benim ilk tepkimse sadece gülmek oldu. Şaka gibi geliyordu. Ama daha sonra arkadaşımın ciddi olduğunu anlamıştım. Ne oldu bilmiyorum. Hayatımda ilk defa birinin ölümü için ağlıyordum. Seneler öncesinde babamın ölmüş olmasına rağmen. bizim 4 lü gruptan biri gitmişti. bende haber vermek için aradım. onun ilk tepkiside dakikalarca gülmek oldu. Nasıl inansın ki. İnsanın aklına gelmiyor. ilk defa günlerce ağlamıştım. Sabah olunca bayram havası vardı evde. bende ailemdeki kimseye söylemedim. giyindikten sonra ziyaret etmem gereken iki mezar vardı. ilkine gittim. Ama dostumun mezarına gitmeye cesarat edemedim. Sonra ailesini düşündüm. iki erkek çocuğunu da kaybetmişlerdi. Annesi kaç kez kalp krizi geçirdi. İnsan bazen inanamıyor işte. Dün konuştuğun arkadaşının ertesi gün öleceğini bilmiyor. Bizse bir sınav derdine girmişiz ölüm kalım meselesiymiş gibi. Ne gülünç.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölmem mi, beni taşlara vurun
Tabuta kanım sürün
Aynı tabut içinde, kardaşıma götürün
Aynı tabut içinde, kardaşıma götürün vah, vah, vah
ah ben dostum, kardeşim çok özledik be seni...
(Bahat)
Çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak onları arıtmış büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı.