Belki de okurların büyük çoğunluğu bunu bilmek istemeyecek ama Dostoyevski ve Nietzche'nin yapıtları yanıt değil, soru içerir. Soru şu: Bilim ve ahlakın yadsıdığı insanların umutları olur mu, başka bir deyişle trajedinin felsefesi mümkün müdür?
"Bırak ölüler kendi ölülerini kendileri gömsün." dogmasını öğrettiler bize, bu dogmayı hemen kavradık ve seve seve kabullendik. Geçen yüzyılın ünlü, büyük idealist şairi bir şiirinde kendine özgü biçimde şu özgürlükçü dizeyi haykırmıştı: "Und der Lebende hat recht." Ama biz daha da ileri gittik: Ölülerden pek kurtulamadık, yaşayanların hakkını yeterince savunmadık geriye bizleri varlıklarıyla rahatsız eden ve dogmaya göre gömülen ölülerden daha çok rahatsız etmeyi sürdüren sağlar kaldı.