(1866-1938) Yahudi kökenli Rus varoluşçu filozof. Zengin bir ailenin oğlu olarak 31 Ocak 1866'da (Gregoryen takvimine göre 12 Şubat) Kiev’de dünyaya geldi. 1884’te başladığı Moskova Üniversitesi’nde önce matematik, sonra hukuk öğrenimi gördü. Siyasal ve toplumsal eylemlere katılması nedeniyle üniversiteden atıldı. 1889’da Kiev Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Kiev’de babasının yanında çalışırken kendini yoğun bir şekilde edebiyata ve felsefeye verdi. Berdyaev, Merejkovski, Rozanov gibi Rus aydınlarıyla tanıştı. 1895’te ağır bir depresyon geçirdi, tedavi için yurtdışına gitti. 1896’da Roma’da Ortodoks bir Rus olan Anna Berezovskaya’yla evlendi. 1898’de ilk eseri Shakespeare ve Eleştirmeni Brandes’i yayımladı. 1914’e kadar yurtdışında (Fransa, İsviçre) yaşadıktan sonra yurda döndü. 1920’de ailesiyle birlikte Rusya’yı terk ederek ölene kadar yaşadığı Fransa’ya göç etti. Çağdaşları olan Berdyaev, Husserl, Buber gibi filozoflarla yakın dostluk kurdu. Dostoyevski, Tolstoy, Nietzsche, Pascal, Descartes, Spinoza ve Platon gibi yazar ve düşünürlerle ilgilendi; 1929’da kendi düşüncesine en yakın filozof olarak gördüğü Kierkegaard’ın felsefesiyle tanıştı. Paradoks ve aforizmalardan oluşan felsefesinde evrensel genel geçer doğrulara ve felsefi sistemlere karşı çıktı. Geleneksel akılcı felsefeye karşı, merkezinde insan varoluşunun çelişkilerinin olduğu trajedinin felsefesini, felsefi spekülasyona karşıysa Tanrı’nın bahşettiği vahyi koydu.
- Shakespeare ve Eleştirmeni Brandes (1898),
- Tolstoy ve Nietzsche’nin Öğretisinde İyilik (1899),
- Dostoyevski ve Nietzsche – Trajedinin Felsefesi (1903),
- Temelsizliğin Tanrılaştırılması (1905),
- Kierkegaard ve Varoluşçu Felsefe (1936),
- Atina ve Kudüs (1938)
belli başlı eserleridir.
19 Kasım 1938’de Paris’te hayata veda etti.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Lev_Şestov
Tam adı:
Rusça: Лев Исаакович Шестов / Lev Isaakovich Shestov / Lev Çestov
“Nietzsche acılı bir alayla şöyle der: “Yalnızlıkta kendi kendini yer bitirirsin; insan içindeyse kalabalık seni yer bitirir: Şimdi seçimini yap bakalım!”