Deniz

Deniz
@Bartimaeus
"...İşin aslı şu ki içerde iki farklı duygu barınmakta. Hem bastığı yeri seven hem de hep uzakları özleyen."
6 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
"... Bizim dediğimiz kitapların odalarımızın duvarlarında nöbet tutan ve sayfa çevirmemizle bize seslenecek olan ciltlerine bakmak, ' Bunların hepsi benim' deme hakkı verir bize. Sanki içerikleri üstüne kafa yormamıza gerek kalmadan, salt varlıkları ile bizi bilgilendirirler." Sy.289
Reklam
"Durham piskoposu Richard de Bury tutku ile kitap toplardı. Söylenenlere bakılırsa, İngiltere'nin bütün piskoposlarının sahip olduğu kitapların toplamından daha fazla kitabı vardı. Yatağının çevresinde o kadar çok kitap olurdu ki, onlara takılmadan odada dolaşmak olanaksızdı. Tanrılara şükür; De Bury bir bilim adamı değildi ve hoşlandığı kitapları okudu. Aristoteles ile alakası olmayan kitapları onun olarak belirtiyor ve birtakım olağanüstü kötü dizeleri Ovidus'tan alıntılar olarak sunuyordu. ' Kitaplarda ölüleri yaşar buluyorum; kitaplarda savaş benzeri şeyler anlatılıyor ve barışın yasaları kitaplardan geliyor. Her şey zaman içinde yozlaşır ve çürür. Satürn çocuklarını yutmaya bir son vermez. Tanrı ölümlülere kitabı vermese, dünyanın tüm görkemi yokluk içinde eriyecekti.' diyordu. " Sy.364
'Hem düzyazı hem de şiir konusunda yetenekli, Yunanca'ya düşman, Latinceye aşık retorik öğretmeni Augustinus, çoğu okur gibi yalnızca seslerin tadını alabilmek için de olsa, eline geçeni okuma alışkanlığına sahipti. Aristoteles'in öğretileri ışığında 'o anda orada var olmayanlarla bile konuşmamız için icat edilen' harflerin 'seslerin imleri' olduğunu, bunlarında 'düşündüklerimizin imleri' olduklarını biliyordu. Yazılı metin bir konuşmaydı; orada olmayan ikinci kişinin yerine konuşması için kağıda dökülmüştü." Sy.67
"Augustinus, Aziz Ambrosius'un okumasını izlediği 384 yılının o öğle sonrasında, önünde nelerin olduğunu bilemezdi. O davetsiz misafirleri atlatmaya çalışan, sesini derslerine saklayan bir okur gördüğünü düşünüyordu. Gerçekte gördüğü ise, gelecek yüzyıllara uzanan, Luther'in, Calvin'in, Emerson'ın ve onu okuyan bizlerin de arasında bulunduğumuz sessiz okurlar ordusuydu." Sy.77
"Yazmadığım kitaplar ile okumak isteyip de, okuyamadığım kitaplar arasında 'Okumanın Tarihi' de var. Onu görebiliyorum. Hemen orada, kütüphanenin şurasında; bir bölümün ışığının bitip, bir diğerinin ışığının başladığı noktada duruyor. Neye benzediğini tam olarak biliyorum. Kapağını düşleyebiliyorum ve krem rengi sayfaları hissedebiliyorum. Arzulu bir kesinlikle, kağıt kapağın altındaki baştan çıkartıcı bez cildi ve beze gömülmüş altın harfleri sezebiliyorum." Sy.361
Reklam