Akıl, insanın kaybetmekten utandığı bir şey. Kendi yüzü de öyle. Yüzünün aklından silinmesi, bir yanıyla yeryüzünden sessizce silinmek, halinden utanç duyan bir hayalete dönüşmek gibi.
Ah gençlik, ah çocukluk… Yaşarken kıymeti bilinmeyen sıradan anların uçuculuğu. Mutluluğu hep gelip omza konacak şatafatlı, ağır bir masal kuşu gibi hayal etme hatası. Yıllarca beklediği şeyin, içinden geçtiği hafif anlarda kanatlanmış, minik, basit sevinçlerden ibaret olduğunu insanın bu kadar geç anlaması, ah..