" Üzülme baba," dedim. "alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra,söz alırız bir ev daha.” "Ona üzülmüyorum ki ben," dedi babam. "Her ay evin taksitini ödedik de ne oldu. Bak, içip gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık."
Gemiler geçiyordu batıdan, gemiler geçiyordu doğudan, gemiler geçiyordu kuzeyden ve güneyden. Her yönden gemiler geçiyordu. Ama hiçbiri benim için geçmiyordu. Yalnız başıma oturuyordum. Gidecek yerim yoktu. Gitmek istediğim bir yer yoktu. Son balonları da patlıyordu hayatımın.
Lise dönemlerinde okuduğum ve sonrasında iki kez daha okuduğum bu güzel kitap, bende tanıdığım birinin öyküsünü dinler gibi bir his yarattı her seferinde. Belki de benden bir şeyler vardı.
Düşünmek istemiyorum artık; var olmak istemediğimi düşündüğüm için varım, düşünüyorum... çünkü.. uff! Kaçıyorum, ahlaksız adam kaçtı, gövdesi tecavüze uğradı.