Kafasının içi berraklaşmış, başına buyruk olmuş, kendi iradesinin efendisi olup çıkmıştı, kendisinde vbaşka otorite tanımıyor, kendi saplantısına boyun eğmekten başka bir şey düşünmüyordu.
"Annem beni döverken birden onu düşünmeye başladım. Yumruklar gittikçe daha az acıtmaya başladı çünkü onun uğruna acı çektiğimi biliyordum."
"Onun için deli oluyordum, hem de tımarhanelik deli."
Onu görmek için gözlerini yumması yetiyor, denizde soluk aldığını duyuyor, yatağının içinde bedeninin sıcaklığıyla gece yarısı uyanıyordu.