Stoacı filozoflar da takipçilerine, kişinin kendi düşünce ve davranışları gibi kontrolü tamamen kendi ellerinde olan yetileri üzerinde odaklanmalarını öğütler. Şansın armağanları ve lanetleri gibi bütün diğer olaylar sanaldır (Dışsaldır) ve gerçek stoacı olandan asla etkilenmez.
Parmağınıza batmış bir kıymığı çıkarırken canınız yanar ama sonrasında hafiflik hisseder, hatta zevk alırsınız. Kendinizle ilgili bir hata bulduğunuzda da bu sizi önce yaralayacaktır. Yine de bu yolda devam ederseniz ve hatayı kabul ederseniz, muhtemelen tuhaf bir şekilde gururla karışık bir zevk yaşayacaksınız. Bu kendi davranışınızın sorumluluğunu üstlenmenin zevki ve onurunu yaşamaktır.
Failler tarafından bakınca, eşe kötü muameleden soykırıma kadar bizim kötü olarak değerlendirdiğimiz şeyleri yapan insanları, yanlış bir şey yaptıklarını düşünmedikleri görüldü. Bu insanların saldırılara ve tahriklere tepki verirken geçerli nedenleri olmuştur. Hatta çoğu zaman kendilerinin kurban olduğunu düşünmüşlerdir. Aslında bunlar insanların kendi öz saygılarını koruma üzere kullandıkları önyargılardır
(Kötülük: İnsan zalimliği ve saldırganlığın içyüzü isimli çalışma)
Ben bu dünyaya sığamadım
Sığarım sandım
Eğildim de büküldüm de
Hatta kırıldım bile
İşte dedim şimdi olacak
Ben bu dünyaya sığamadım
Sevenlerim oldu,
Sevdiklerimle doldurdum hayatımı
Biz bize sığarız dedim
İşte dedim şimdi olacak
Ben bu dünyaya sığamadım
Z.