Her şeyin hiçbir şey olduğu bir dünyada yaşıyordu. Kumla çöl, damlayla derya birdi. İnsansa, kendisi olmaktan çok Havva’nın torunlarından biriydi. Herhangi biri. Yazılmış bütün hikayeler, yaşanmış bütün günler, kurulmuş bütün hayaller, onlara sahip çıkmaya çalışan zavallılara rağmen, insanlığın ortak havuzuna aitti. Kendini bugünün ve dünyanın efendisi sananlar da tıpkı geri kalanlar gibi, er ya da geç, kar tanesi misali zamanın ve uzayın içinde, o kudretli efendinin göğsünde eriyecekti. Hayat bizden öncekilerin çıkardığı hırkadan başka bir şey değildi.