Yıldızın Saati uzun zamandır kalemi ile tanışmak istediğim yazar Clarice Lispector’dan okuduğum ilk eser oldu. Kitapta Brezilya’nın
yoksul bir bölgesinden gelen ve kimsesi olmayan daktilocu kız Macabea’nın yaşamından bir kesiti içiniz burkularak okuyorsunuz. Hikaye ilerlerken yazar da ara ara metne dahil oluyor ve karakterle ilgili düşünce ve duygularını iletiyor. Kendi varlığından, mutluluğu ve mutsuzluğundan bihaber, sıradan bir karakterin sıradan
bir yaşamı bu aslında ama bu kitapta yazarın ne anlattığından ziyade nasıl anlattığı önemli esas olarak. Lispector’ın kalemi çok güçlü ve sıra dışı. İnce ama son derece etkili bir kitap
yazmış. Anlattıkları ile değil belki ama okuduktan sonra bende bıraktığı his ile Sadık Hidayet’in Kör Baykuş’unu hatırlattı bana. Bu kitap ayrıca okunması gereken 1001 kitaptan
biri. Kafkaesk kitaplardan hoşlanan herkese tavsiyemdir.