Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
[Bu ikinci hesabımdır. İlk hesabıma (OĞUZHAN AKÇAKOCA) ulaşamadığım için bu hesabı açmak zorunda kaldım. (1.10.2022)]
Kitap grubumuza bekleriz.
t.me/+mbqYlVXHBP0yYzJk
"Eski Türklere ait olduğu bilinen "annenin öğüdünü al, babanın sözünü dinle" atasözünde annenin adının babanınkinden önce gelmesinin kadının önemine vurgu yaptığını gösterdiği kabul edilmektedir."
Sayfa 23 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
"Erkek çocukların yetiştirilmesi konusunda babanın sorumluluğu oldukça büyüktür. Öyle ki, eski Türk topluluklarının bazılarında bir oğulun hırsızlık yapması durumunda ölümle cezalandırıldığı ve kafasının vücudundan ayrılarak bir ipe geçirilip babasının boynuna asıldığı, babasının da oğlunun bu kesik başını ömür boyu üzerinde taşımak zorunda bırakıldı belirtilmektedir."
Sayfa 17 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
"Soy tipi aile yapısı içerisinde ne kadın ne erkek birbirine üstündür. Bu yapı iki tarafın da tam anlamıyla birbirine eşit olduğu bir düzeni ifade etmektedir."
Sayfa 12 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
"Çekirdek aile kuralının biri istisnası vardır ki bu, evin en küçük oğlunun evliliğinde kendini gösterir. Buna göre, en küçük oğul evleneceği zaman diğer kardeşlerinin aksine yeni bir eve çıkmaz, karısıyla beraber aile evinde oturmaya devam eder. Anne ve babasının ölümünden sonra ise o ev kendisinin olur."
Sayfa 10 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
Yazarın okuduğum ilk eseri. Kitap, Türklerin İslam öncesi aile hayatını konu edinmektedir. Nasıl evlenirler, nasıl boşanırlar, kadının ailedeki yeri, erkeğin ailedeki yeri, çocukların ailedeki hukuku, ceza hukuku -ki Eski Türklerdeki cezalar çok serttir- tüm ayrıntılarıyla anlatılmıştır.
Sizlere çok ilginç bulduğum bir adetten, "Ölü düğünleri"nlerin bahsetmek isterim. Şöyle ki, Eski Türkler ölümden sonraki hayata inanır ve evli insanların ölümden sonra da beraber yaşayacaklarını düşünürlerdi. Bu sebeple hiç evlenmeden ölen bir kişinin öbür dünyada birlikte olacağı bir eşi olmayacağından sonsuza kadar yalnız kalacağına inanılırdı. Bunu engelleyebilmek için bekar olarak ölenlerin ölümlerinin ardından evlendirildikleri, böylece en azından öbür dünyada yalnızlıktan kurtulduklarına inanırlardı. Bu sebeple bu adete "ölü düğünleri" denmiştir.
Benim için okuduğum en değerli kitaplardan biri oldu. Türk Tarih Kurumu Yayınları'ndan çıkan kitap, 115 sayfadır.