Oğuzhan Akçakoca profil resmi
Oğuzhan Akçakoca kapak resmi
Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
Ankara Büyükşehir Belediyesi
Lise
SİNCAN/ANKARA
12 Haziran 1984
Erkek
11 okur puanı
02 Kas 01:28 tarihinde katıldı.
Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
Ankara Büyükşehir Belediyesi
Lise
SİNCAN/ANKARA
12 Haziran 1984
Erkek
11 okur puanı
02 Kas 01:28 tarihinde katıldı.
  • 236 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    YORUM
    Mübalağasız en beğendiğim şiir kitabı bu,okuduğum elliye yakın şiir kitabı arasında.Üstadın okuduğum 3. kitabı.Yavuz Hoca 83'ünde bir büyük şair, yazar ve hukukçu.Aynı zamanda çok iyi de bir araştırmacı.Naif,mütevazi,Türkçe sevdalısı bir güzel insan.Nasip olursa bütün kitaplarını okuyacağım.Kendisini dinlerken zaman nasıl geçiyor, anlamıyorum inanın.Sesi,hal dili, üslübu, yazıları velhasıl kelam herşeyi ile tam bir sanat ve kültür adamı.Sanıyorum YouTube'da izlemediğim videosu kalmadı.En beğendiğim şiirleri, Şaşırdım kaldım işte, İşte böyle, Sivas’ta yoksul çocuklar.Bence herkes okumalı, şiir sevmeyenler özellikle.
    Şiirle kalın.
  • 236 syf.
    ·3 günde·Beğendi·İnceledi·10/10
  • Ölürsem kabrime gel, isterim.Dirimi sevmedin bari ölümü sev.
    Oğuzname
  • HER ŞİİRİN DERİN BİR HİKAYESİ VARDIR

    (Bir şiir ve öyküsü.)

    CEBECİ İSTASYONU VE SEN

    Bizim bir grubumuz vardı.O grupla fakülte içinde bir takım faaliyetlere katılıyorduk.Bir gün, ben fakültenin 1. sınıfın da iken bu gruptaki arkadaşlarımdan biri ile cuma namazına gitmek için hazırlandım, fakat arkadaşımı bulamadım. Kütüphaneye gittim, acaba arkadaşım orada mı diye.Baktım,orada yoktu. Fakat bizim gruptan bir kız arkadaşımız vardı. Kitap önünde, ders çalışıyordu. Fatma, Gündoğdu'yu gördün mü dedim?Görmedim dedi.Gündoğdu'yu görürsen benim gittiğimi söyle dedim.Nereye gidiyorsun dedi?Sen sadece bunu söyle, o anlar dedim.Çıkarken, Bülent biraz durur musun, bekler misin, sana söyleyeceklerim var dedi? Buyurun dedim. Dışarıya çıktık.Bir şiir defterim var ,buraya yazdığım şiirleri okumanı istiyorum dedi. Ayaküstü baktım.Çok karamsar şiirler. Ölmek istiyorum, hayat benim için çekilmez bir yük gibi saçma sapan şiirler.Bak Fatma dedim; ben de karamsar bir insanım ama senin kadar karamsar değilim. Baktım ki kızcağız benden daha karamsar, ona bu kabil şiirleri okumamasını tavsiye ettim. Ben böyle şiirleri seviyorum dedi. Yoksa sen aşık mısın kız dedim? Evet dedi.Kim dedim? Söylemem dedi.Söyle dedim. Söylemem dedi.Haberi var mı bu kişinin dedim?Haberi yok dedi. Peki bu kaba saba bir insan mı, senin bu duygularına ilgi göstermeyecek bir kimse mi dedim? Hayır aksine çok hassas dedi.Bizim gruptan mı dedim? Bizim gruptan dedi.Ben şimdi onu buldum dedim.Ama sorularıma doğru cevap vermen şartı ile dedim. Ahmet mi?Hayır. Mehmet'mi? Hayır.Hüseyin'mi?Hayır.Hasan'mı? Hayır. Ali'mi? Hayır. Veli 'mi? Hayır. Ya Fatma neredeyse ben miyim diye sorasım geliyor?Kimse kalmadı bizim gruptan.Bana dedi ki, neden sormuyorsun? Çok şaşırdım.Ben miyim dedim?Sensin dedi ve başladı hıçkıra hıçkıra ağlamaya.Bülent ben sana deli divane aşığım, ben sana şöyle bağlıyım, böyle bağlıyım, ben seni şöyle seviyorum, vallahi intihar etmek istedim, gittim eczaneden fare zehiri aldım.Yengem mani oldu dedi.Kızım sen deli misin, divane misin? Ben öyle intihar edilecek bir adam değilim.Alelade insanlardan hiçbir farkım yok, çok yanlış düşünüyorsun dedim. Çok gözyaşı döktü, ağladı. Ben cumaya gitmeyi bıraktım.Kıza biraz nasihat de bulundum.15 gün sonra o kızcağızı alıp bir pastaneye götürdüm.Anlattım kendisine. Bak sen çok iyi bir kızsın, aileni tanıdım, ailen de çok asil bir aile. Ve senin maksadın benimle evlenmek, bunu da biliyorum.Ama ben seninle evlenecek durumda değilim. Sana karşı ileride mahcup olmak istemiyorum.Gel bu aşk işini evlenme işini çıkar aradan, hatta fakülteyi bitirdikten sonra seninle müştereken yazıhane açalım dedim. Çok üzüldü, çok ağladı ve dedi ki 'Bülent ben artık bu fakültede okuyamam' ve terk etti fakülteyi. Bir başka fakülteye gitti. Sömestır tatilinde ben, onun isteğine uyarak Cebeci istasyonuna gittim ve onu uğurladım.Ben sanki suçluymuşum gibi onun üzüntüsünü duydum ve o üzüntü ile Cebeci İstasyonu Ve Sen isimli şiirim ortaya çıktı.

    (YAVUZ BÜLENT BAKİLER)

    CEBECİ İSTASYONU VE SEN

    Cebeci istasyonunda bir akşam üstü
    Kimse bilmiyordu bizi.
    İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara
    Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi.

    Sıcak bir kara sevda yüreğimizin başında
    Bağdaş kurup oturmuştu,acımsı,buruk
    Mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde
    Sessizliği üstümüzden atamıyorduk.

    Bir saçak altında kararsız yorgun
    Saatlerce duruyorduk.
    Kimse görmüyordu bizi.
    Cebeci istasyonunda bir akşam üstü
    Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi.

    Cebeci istasyonunda bir akşam üstü
    Bir başka türlüydü bütün insanlar,
    Sen bir başka türlüydün.
    Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi.
    Gözlerin gözlerimde erimekteydi
    Bir mermer heyel gibi yanımda duruyordun
    Beni bırakma diyordun.
    Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam
    Bir yalnızlık duyuyorduk
    Ağlıyordun...ağlıyordun...

    Cebeci istasyonunda bir tren,
    Nefes nefese soluyordu.
    Gerilmiş bir kemen teli gibiydik.
    Ankara Kalesi'nde bir eski çalar saat
    Bilmem kaçı vuruyordu.
    Bir yağmur yağıyordu inceden ince
    İçimizdeki binbir düşünce
    Harmanlar misali savruluyordu.
    Islanmış bir ceylan yavrusu gibi,
    Tiril tiril titriyordun
    Gitsek diyordun,
    Yüreğimin ortasından deli gönlümce,
    Sırılsıklam,paramparça,perme-perişan,
    Türküler söylüyordun
    Ağlıyordun...ağlıyordun...

    Şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında
    Rüzgarlar esiyor serin.
    Paramparça düşmüş gönül ufkuma
    İki yıldız gibi gözlerin.

    Gel ey ciğerime saplanmış hançer!
    Gel ey yüreğime oturmuş kurşun.
    Göçmen kuşlar gibi çook uzaklardan,
    Gel artık ne olursun...

    YAVUZ BÜLENT BAKİLER

    Şiirle kalın...
  • "Acaba biz niçin kendimizden başka herkese benzemek istiyoruz? Ve biz niçin özümüzü, kökümüzü kötülemeyi ilericilik sanıyoruz?"
  • 215 syf.
    ·Beğendi·3/10
    YORUM
    Sen, (özgün adı ile Tu) yazarın okuduğum ilk kitabı ve yazarında ilk kitabı.1984 yılında, kürtçe yazılmış bir roman.Konusu bir gencin küçücük hücresinde gördüğü böcekle (ninesinin deyişi ile Hatun böceği ile) dertleşmesini anlatıyor.İsmi belirtilmeyen bu roman kahramanı, Diyarbakır'lı bir kürt ve hep üçüncü bir kişi tarafından anlatılıyor.Bu genç adam her şeyini ama her şeyini bu böcekle paylaşıyor. Yediği dayakları, çektiği işkenceleri, sevdiklerini, sevmediklerini...
    Roman da kürt sorununa değinilirken, Cumhuriyet dönemine ve Atatürk'e yapılan atıflar de dikkat çekici.Roman da dokuz yerde "kürdistan" sözcüğü geçerken, (... ki neden böyle şeylere tevessül eder bir yazar,anlamak imkansız...) anadilin de okuyup yazmayı hemen öğrenmesi de öğütlenir gence, cezaevindeki yaşlı adam tarafından.
    Sağlıcakla kalın...
  • 215 syf.
    ·Beğendi·İnceledi·3/10
  • 226 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Okuduğum en ilginç kitap diyebilirim. Kitabın konusu, genç bir iş adamına verilen öğütlerden oluşuyor.Amaç, iş dünyasında ne pahasına olursa olsun başarılı olmaktır. Başarıya giden yolda herşey mübah ve serbesttir.Ve bütün mesele çaktırmamaktır. Vergi mi kaçırıyorsun?Kaçır, ama çaktırma. Ticaretten anlamıyor musun? Ziyanı yok, ama çaktırma. Gayrı meşru yollara mı sapacaksın? Sap, ama çaktırma.Hele de bir kaç politikacı varsa arkanda, artık sırtın yere gelmez! gibi, sözüm ona düzenbazlıklar üzerine kurulu bir iş ahlaksızlığı üzerinden para kazanmak öğütlenerek fazlasıyla ironi yapmış yazar. Hülasa, "köşeyi dön de nasıl dönersen dön" zihniyetinin iş dünyasındaki tezahürü.Sizin de gördüğünüz gibi günümüz iş dünyası için geçerli olmayan şeyler bunlar!Yazarın üslubu ve dili oldukça farklı.Çok akıcı, hiç sıkmıyor. Yazım hatası yok denecek kadar az.226 sayfa.
  • ️İş dünyasının besmelesi yalandır.(S.208)

    ️ Bütün bu gri işlerde siyasi büyüklerini yanına al.Herşeyin kılıfını hazırla.Her zaman kanunlar içinde ve haklı görünmelisin. (S. 23)

    Beyaz yalanlar karaların habercisidir.(S.207)
    ️İt ürür kervan yürür. Kervanı da yürüten paradır.Para da Batı'da.

    Ve güneş artık Batı' dan doğuyor. (S.151)
    ️Birilerine bir şeyleri beğendirmeye çalışmak güçsüzlük işaretidir. Asla çabalama.Unutmayın, "en çok çalkalanan şişeler yarı dolu şişelerdir."
    (S.88)

    ️ Küstahları, seni tenkit edenleri, ukalaları, fırlamaları işinde kullanmayı bil.İyi kullanıldığında ukalalar ve piçler monşerlerden daha çok iş bitirirler. (S.53
Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
Ankara Büyükşehir Belediyesi
Lise
SİNCAN/ANKARA
12 Haziran 1984
Erkek
11 okur puanı
02 Kas 01:28 tarihinde katıldı.
2019
10/6
167%
10 kitap
2.176 sayfa
9 inceleme
6 alıntı

Şu anda okuduğu kitap

  • Günahıyla Sevabıyla Yeşilçam

Okuduğu kitaplar 10 kitap

  • Harman
  • Sen
  • Genç Bir İşadamına
  • İslamda Erkek
  • Üsküp'ten Kosova'ya
  • Sanık
  • Sözün Doğrusu 1
  • Allah'sız Müslümanlık
  • Son Pişmanlık Fayda Eder
  • Ve Karşınızda Halit Kıvanç

Okuyacağı kitaplar 1 kitap

  • Bir Sel Gibi

Kütüphanesindekiler 12 kitap

  • Harman
  • Sen
  • Genç Bir İşadamına
  • İslamda Erkek
  • Bir Sel Gibi
  • Üsküp'ten Kosova'ya
  • Sanık
  • Sözün Doğrusu 1
  • Allah'sız Müslümanlık
  • Son Pişmanlık Fayda Eder

Beğendiği kitaplar 12 kitap

  • Harman
  • Sen
  • Genç Bir İşadamına
  • İslamda Erkek
  • Bir Sel Gibi
  • Üsküp'ten Kosova'ya
  • Sanık
  • Sözün Doğrusu 1
  • Allah'sız Müslümanlık
  • Son Pişmanlık Fayda Eder

Beğendiği yazarlar 2 kitap

  • Emine Şenlikoğlu
  • Gülşah Nezaket Maraşlı