Samet Yıldırım

ölümün planı çok yakında kitapyurdu'nda!
"amirim, çok kötü bir şey oldu!" "ha siktir! âşık mı oldun?"
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaten dünya, adalet yetmezliğinden kendi sonunu getirecek. Öyle ki adalet, yaşamaya yüz tuttuğumuz yeryüzümüzde, mahkeme duvarındaki cümlenin öznesinden, bu özneyi hayatında hiçbir zaman tatbik etmeyen kimi hâkimlerin, kimi savcıların, müdürlerin, başkomiserlerin ağzındaki sakızdan öteye gitmiyordu. Belki bir sarayla ya da bakanlıkla isim tamlaması oluşturuyordu, o kadar. Belki de adaleti icat eden arkadaş yanlış yapmıştı. Bir temassızlık vardı dünyamızdaki adalette. En kısa zamanda düzeltilmeli, gevşemiş vidası sıkılmalıydı. ölümün planı çok yakında kitapyurdu'nda!
Edebiyat
ölümün planı çok yakında kitapyurdu'nda!
Adnan Albay'ın ölümüyle başlayan bir koşuşturmaca. O asla inanmadı intihar olduğuna. Her gün topunun kaçtığı bahçeye bu sefer bir cinayet soruşturması için girdi. İntihar mektubunun üzerindeki kırmızılık mürekkep olmalıydı çünkü kan cüret edemezdi albayın şakağından akmaya. "Yıllar önce bir trafik kazasında kaybetmiştim babamı. O kaza gününe dayandı tüm cinayetler. Kapanmış dosyalar... Üzerleri tozlanmış, unutulmaya yüz tutmuş, bedeli kapağından daha ağır olan cinayet dosyaları... Ben açmıştım o dosyaları. Tozunu silmiştim. Çevirdiğim her sayfada bir cinayeti tarihe gömerken, açtığım her sayfada yeni cinayetler türüyordu." "Ölüm. Sevdiğim kadını bırakırsam eğer, babama gittiğin gibi bana da geleceksin!"
Edebiyat
çayın da cinayetin de saati olmaz. //ölümün planı çok yakında kitapyurdu'nda!
Edebiyat
zaten dünya, adalet yetmezliğinden kendi sonunu getirecek. //ölümün planı çok yakında kitapyurdu'nda!
Edebiyat