Saraylar temiz ve pak,
Ama tarlalar ayrıkotlarına bürünmüş,
Ambarlar bomboş...
Elbiseleri süslü ve renkli,
Kuşaklarında keskin kılıçlar,
Yemeğe doymuş, mala mülke boğulmuşlar...
Buna hırsızlık denir
Ve hırsızlık Yol'a göre değildir.
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - LIII. Fragman·Kitabı okudu
En yüce Erdem erdemlilik taslamaz,
Bu yüzden de onda erdem mevcuttur.
En aşağı erdemse erdemliliği elden bırakmaz,
Bu yüzden de onda erdem mevcut değildir.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - XXXVIII. Fragman·Kitabı okudu
Bu nasıl bir belirsizlik!
Sınırlarına erişilmez...
Herkes güleç ve coşkulu,
Tıpkı bir ziyafette gibi,
Veya baharda yüksek düzlüklere tırmanır gibi.
Bir ben durgun ve ifadesizim,
Henüz gülümsememeyi öğrenmemiş bir bebek gibi.
Bu nasıl bir bitkinlik!
Dönecek bir yerim yokmuş gibi...
Herkes çok şeye sahip,
Bir ben yoksunum.
Ben ki bir budalanın yüreğine sahibim.
Bu nasıl bir yalınlık!
Sıradan insanlar ışıl ışıl,
Bir ben kasvet doluyum.
Sıradan insanlar ince eleyip sık dokur,
Bir ben kör ve karanlıktayım.
Bu nasıl bir derinlik!
Denizlerde durmaksızın sürüklenir gibi.
Sıradan insanlar amaç sahibi,
Bir ben adam yerine konulmayacak kadar budalayım.
Arzularım bile diğerlerininkinden farklı,
[Ben ki] beni besleyen anaya kıymet veririm.
Sayfa 30 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - XX. Fragman·Kitabı okudu