Basri Öğüt

Basri Öğüt
6 Aralık 2004
79 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
10/10
·136 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2023 18:57
Beowulf, İngiliz edebiyatındaki ilk destandır. İlk olması hasebiyle de önemi çoktur. Mesela İlk Dönem İngilizce'nin kaydını mükemmel şekilde tutuyor. Destan olduğunu söylemiştim ya, bana kalırsa eser destan türünün ne olduğunu, bir destanın nasıl şekillenmesi gerektiğini çok iyi yansıtmış. Şimdiye kadar yüzlerce çevirisi yapılmış ve yüzyıllardır edebiyat araştırmacılarının ilgi odağında olan bir eser. Kitap bir prologla açılıyor. Shield Sheafson’un önderliğinde Danların tarih sahnesine çıkışı anlatılmış burada. Neredeyse bütün destanlardaki gibi epik bir tarih anlayışı, olağanüstü güçlü önder, düşmanların hepsini yenen millet falan filan. Birinci bölümde Hrothgar’ın önderliğindeki Danları Heorot’ta görüyoruz. Başlarına belalı bir canavar olan Grendel dadanır. Bunu duyan Beowulf, Got topraklarından can yoldaşlarıyla çıkar gelir ve Grendel’i öldürür. Hrothgar tarafından hediyelere boğulur. Ama sevinçleri fazla uzun sürmez. Bu sefer de Grendel’in annesi öç almaya gelmiştir. Hrothgar’ın en sadık adamını öldürür. Ama Beowulf onu da öldürür. İkinci bölümde ise aradan elli yıl geçmiş, Beowulf Got kralı olmuştur. Buradaki temel olay ise sahibinden kaçan bir kölenin kadim bir ejderhanın inine girmesiyle başlar. Ejderha köle yüzünden uyanır ve krallıktaki herkese illallah ettirir. En sonunda Beowulf adamlarını toplayarak ejderhayı öldürmeye gider ama adamlarına savaşmamalarını emreder. Ejderhayla teke tek dövüşür ve ikisi de dövüşün sonucunda ölür. Beowulf için cenaze töreni düzenlenir ve kitap biter. Kitap gerçekten olağanüstü bir şiirselliğe sahip. Her sayfası buram buram destan kokuyor: Kahramanımız Beowulf epik bir yolculuğa çıkar, yurduna başarıyla döner, tüm övgüleri toplar, ünlenir ve hayatının en üst noktasında vatanı veya halkı uğruna ölür. Ayrıca Beowulf’ta tam
BeowulfAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 2022865 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Göreceksiniz
9/10
·68 syf.··
2020 21. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2020 20:42
"Size, beni hiç tanımamış olan size, Ben dün gece öldüm. Ama siz yaşamaya devam ettiniz. Binler dün gece öldü ama siz yaşamaya devam ettiniz. Fark etmediniz. O daracık pencerelerinizden kurtulun. Sizi çocukluğumda ilk kez gördüğümde anladım ki iflah olmazdınız. Seneca'nın dört erdeminin hiçbiri yoktu sizde. Bakıyordum size; elinizde son model telefonlar, hepiniz bir çöplüğün içinde gösterişe, beğenilmeye, övülmeye bir ihtiyaçmış gibi tutundunuz. Bilim için, teknoloji için geliştirilen bu aygıtlarda benliğinizi unuttunuz. Bir kitap göremedim elinizde yahut da bir eğitim aracı... Dediniz ki "bunlar ne işimize yarayacak" ama akledemediniz ki bilimin ışığına yöneltmeye çalışıyor bu eğitim sizi. Düşünmediniz, düşünemediniz; şimdi ise sadece çemkirmeyi biliyorsunuz ve öyle de kalacaksınız. Insanın burada ne amaç uğruna bulunduğunu aklınıza bir kez dahi getirmediniz. O küçümsediğiniz entelektüel kesim başkaldırmaya başlayınca tuttunuz hapse attınız. Bilim, sanat neye yarar bu ülkede, dediniz. Zekileri sadece doktor yaptınız, yok ettiniz. Çocuklarınıza, kadınlarınıza hayvan muamelesi yaptınız ama hayvana da bulaştınız, yaktınız, yıktınız. Nerede bir kitap görseniz onu engizisyona verdiniz. Hak, hukuk, adalet... Bunlar size yabancı kelimelerdi, bilmezdiniz. Bir yobazlığa gittiniz, birbirinizi aşağılayıp durdunuz ama beni, bizi fark etmediniz. Ne zaman edeceksiniz ki zaten. Bir dönem Gezi, bir dönem 68 olayları çıktı ama yok edip gittiniz. Elinizde onca imkân, onca zekâ varken siz gittiniz yolsuzluğa, adam kayırmaya bel bağladınız. Tıkadınız kulağınızı, duymadınız ne dediğimizi. Doğayı kuruttunuz, gökdelenleri diktiniz. Neme lazımdı onlar benim? Ben sadece uygar bir toplum istemiştim. Şimdi ise büyüdüm ben ve niceleri... Korkun bizden! Ama siz yine fark eder misiniz bilmem. Yok
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Nilgün Bodur'a üç noktayı öğreten yazar: Stefan Zweig
9/10
·64 syf.··
2020 20. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2020 23:59
Bir doktor... Bir hasta... Bir sorun... Hikâye bir gemide başlıyor... karakterin gizemli birini bulmasıyla... hikâyesini anlatıyor gizemli kişi buna... Doğu Hint Adaları... yalnız bir doktor... ona kürtaja gelen bir kadın... Ve gelişen olaylar... Stefan Zweig sorumluluk bilincini anlatıyor... Bir doktorun kendi keyfî amaçları doğrultusunda bir kadına bakmayı reddetmesi... ardından ruhsal bunalıma girmesi... kadının çöküşü... Yalnızlık ve onunla gelen kibir... savaş sonrası gelen bunalımlar... pişmanlık...ırkçılık... bu temaları kontrol eden bir doktor var... Amokun pençesine düşmüş bir doktor... Kadının kendisinden yardım istemesinden sonra hayatındaki amaçları yitirmiş, bir yabancı uğruna hayattan vazgeçmiş bir doktor... Tüm bunlar iyi güzel ama kadının üç erkek arasında dönen ilişkisi... Bu da güzel mi, sorarım size... Kadını düşünün... hepimiz doktor doktor diye haykırırken o kadın ne yapıyordu... uşak, kadının kocası... Ve korunması gereken bir sır... Hey, doktor... madem sorumlusun neden o kocaya, o polise de sorumluluk duymadın, soruyorum sana, soruyorum ki neden kendine sorumlu olmadın... Yabancı bir kadın uğruna bütün bunlar niye... Sırf yalnızlığının perçemine oltasını attı diye mi... Haklı mısın şimdi o kadından başka dört kişiyi daha ölümün o soğuk eline teslim ettiğin için... Oldu mu şimdi...
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Erotiğin Retoriği
9/10
·107 syf.··
2020 19. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2020 01:27
Honoré de Balzac'ın resmen sanat adamıyım dediği kitaptır benim için Bilinmeyen Şaheser. Hem edebiyat hem resim. Azıcık da heykel. Balzac kitabı sanatla çeşnilendirmiş. 1800'lerde 1612'de yaşayan üç ressamla sanatın doruk noktasının ne olduğunu gösterir. Frenhofer, Porbus, Poussin ve Gillette. Kitapta topu topu dört karakter var. Gerçi 43 sayfa bir şey. Realizm akımının kurucusu Balzac burada biraz fantastik betimlemelere başvurmuş. Kitapla ilgili çok önemli bir nokta da kitabın yarısından fazlasının ayrıntılı betimlemelerle geçmesi. Resimlerin, akımların o kadar ayrıntılı bir betimlemesi var ki. Ama bunları zihninizde canlandıramıyorsunuz. Çünkü fantastik betimlemeler parçalayıcı betimlemelerdir. Gelelim kitabın konusuna. Porbus ve Poussin adlı iki ressam resimler hakkında tartışırken Frenhofer diye bir başka ressam içeri dalar ve bu ikisinin resim hakkında bir şey bilmediğini ifade eder ve kendisinin 10 yıldır uğraştığı "Hırçın Güzel" diye bir eserinin yerini hiçbir resmin tutmadığını söyler. Meraklanan Porbus ve Poussin kendilerine bunu göstermesini ister. Ama Frenhofer resmini herhangi bir insana göstermeyecektir. Bunun üzerine Poussin dünyalar güzeli sevgilisi Gillette'i Frenhofer'e sunmak ister. İlk başlarda diretse de kabul eden Frenhofer resmini tamamlamak için Gillette'i atölyesine alır ve Pousssin ile Porbus'un da içerde izlemesine izin verir. Ama resim sadece tek bir ayaktan oluşmaktadır. Sonuçta Balzac bize kitapta erotiğin resmini anlatır. Bir ressamın bir şairle nasıl özdeş olduğunu gösterir. İletişim Yayınları'ndan çıkanı alırsanız Deborah Harter ve Eric Gans'ın teknik ama ayrıntılı incelemeleriyle de siz de sanatın erotiğini küçük ama büyük bir dille içselleştirebilirsiniz.
Kültür-Sanat
Bilinmeyen ŞaheserHonore de Balzac · İletişim Yayınevi · 20134,480 okunma
Abcdefghijklmnopqrstuvwxyz
9/10
·174 syf.··
2020 18. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 01:30
Agatha Christie yine döktürmüş. Kadının beyni nasıl işliyor çözemezsiniz. İster 5 kitabını, ister 70 kitabını okuyun fark etmez. Polisiye edebiyatın kraliçesi olarak nitelendirilmesi boşuna değil. Şahsen kendi adıma ben, Agatha Christie'nin hangi kitabını okursam okuyayım kadına hayranlığım arttıkça artıyor. Polisiye yazmak zordur. Ama kadın yazıyor bee! Kitap Hercule Poirot'ya gelen bir mektupla başlıyor, bir ihbar mektubu. Katil kendisini ihbar ediyor. Nerede, ne zaman bir cinayet işleyeceğini yazıyor. Bundan sonra Poirot'ya üç farklı mektup daha geliyor ve cinayetler işleniyor. Ve her Hercule Poirot sonu gibi son yirmi sayfa bir solukta okunuyor. Kitabın bence Agatha Christie kitapları arasında sivrilmesi ve hak ettiği değeri görmesi lazım. Bu kitabın diğerlerine nazaran farklı bir havası var. Farklı bir atmosfer, farklı duyumsamalar... Öyle ki Poirot'nun diğer kitaplarındaki idealist ilkeleri yine bizzat Poirot tarafından silinip süpürülüyor. Katilin o kadar muntazam bir metodolojisi var ki Poirot bile kendi metodolojisini fazla kullanamıyor. Kitapta şu da var ki Agatha Christie bile farklı bir kurgulama yapmış. Poirot'ya acıyorum aslında. Adam her kitapta birbirinden aptal polislerle olay çözmeye çalışıyor. Bu arada katilin Alexander Bonapart Cust olacağını düşünüyorsanız çok feci yanılıyorsunuz. Çünkü bu Christie'nin metodolojisine aykırı.
Cinayet AlfabesiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20007bin okunma