Faust, ilk başta “ağır bir klasik” gibi göz korkutabilir ama içine girdikçe aslında çok insani bir hikâye olduğunu fark ediyorsun. Goethe, bu kitabında bir insanın anlam arayışını, bilgiye duyduğu açlığı ve ruhunun çatışmalarını anlatıyor. Yani aslında hepimizin içinde bir parça Faust var.
Faust, bilgeliğe ulaşmış bir adam ama mutlu değil. Yetinmiyor. Daha fazlasını istiyor. Ve işte o noktada şeytan (Mefistofeles) devreye giriyor. Bir anlaşma yapıyorlar. Faust dünyayı, zevkleri, tutkuları deneyimlemeye başlıyor. Ama bunun da bir bedeli var.
Bu kitap felsefi ama kafa karıştırıcı değil. Aksine, bazı yerlerde kendini sorgulamana neden oluyor. "Gerçekten ne istiyorum?", "Beni ne mutlu eder?", "Bildiğim her şey, yetiyor mu?" gibi sorular kafanda dönüyor.
Goethe bu eseri yıllarca yazmış, çünkü sadece bir hikâye anlatmak istememiş; insanı çözmeye çalışmış. Ve bunu da çok etkileyici bir dille yapmış.
Özetle, Faust sadece bir klasik değil; insanın içini eşeleyen, zorlayan, ama bir o kadar da besleyen bir kitap. Zaman ayırmaya kesinlikle değer.