Oz Büyücüsü

Oz Büyücüsü
@Bayan_OZ
İstanbul
17 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Kara Karga Yayınları'nın serisindeki diğer masal kitaplarını da okumuştum. Bu diğerlerinden farklı ama. Bir kere Anadolu'dan masalları sunuyor karşımıza. Çukurova Masalları, sıradan bir masal kitabı değil; adeta geçmişten bugüne uzanan bir köprü gibi. Olcay Bağır’ın kaleminden yeniden hayat bulan bu masallar, Çukurova’nın sıcak, bereketli topraklarından süzülen öykülerle dolu. Her sayfa, çocukken dinlediğimiz masalların o büyülü havasını taşıyor ama aynı zamanda yetişkinlerin de içine çekileceği derinlikler barındırıyor. Sade ama etkili anlatımıyla hem okuyucuyu içine çekiyor hem de yüzünde hafif bir tebessüm bırakıyor. Bu kitapla birlikte, unutulmaya yüz tutmuş öyküler yeniden canlanıyor. Kahramanların cesareti, akıllıca hamleleri ve bazen de komik halleriyle her masal kendi başına küçük bir dünya sunuyor. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz; bir yandan Çukurova’nın kokusunu, bir yandan masalın büyüsünü hissediyorsunuz. Çocuklar ve yetişkinler için aynı anda keyifli ve öğretici bir yolculuk vaat eden bu eser, kütüphanenizde mutlaka yer alması gereken bir kitap.
Çukurova MasallarıOlcay Bağır · Kara Karga Yayınları · 20259 okunma
Reklam
Puan vermedi·312 syf.··
2025 3. kitabı
Sadece kişisel bir anı defteri değil; aynı zamanda Türkiye’nin çalkantılı dönemlerine tutulmuş bir ayna gibi okunuyor. Yazar, 1968–1981 yılları arasındaki deneyimlerini hem cesur hem de içten bir dille anlatıyor. Politik atmosferin ağırlığıyla kendi kişisel hikâyesini harmanlaması, kitabı sıradan bir otobiyografiden farklı kılıyor. “Barut” metaforu da boşuna seçilmemiş; patlamaya hazır bir dönemi, içsel öfkeleri ve hayata karşı direnci simgeliyor. Akıcı üslubu sayesinde hem düşündürüyor hem de keyifli bir okuma sunuyor.
BarutMine G. Kırıkkanat · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202526 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Olcay Bağır’ın Sinesözlük kitabı, sinemaya meraklı herkes için kolay anlaşılır bir rehber gibi. Akademik bir ders kitabı değil; daha çok sinemayı seven bir arkadaşının sana sohbet ederek anlattığı bir kaynak. İçinde hem sinema tarihine hem de türlere, teknik terimlere dair bilgiler var. Türk sinemasına da yer vermesi hoşuma gitti. Okurken sıkmıyor, merak ettikçe açıp bakılacak bir sözlük gibi. Kısacası sinemayı seven herkesin kütüphanesinde olmalı. Bu kitap, sinema tutkusunu derinlemesine anlamak isteyenler için bir kılavuz niteliğinde. Sinemanın büyüsünü keşfetmek için yola çıkarken, umarım bu sözlük sizin için bir rehber olur ve sinemanın büyülü dünyasına daha derinlemesine nüfuz etmenizi sağlar. İyi seyirler ve keyifli okumalar!
SineSözlükOlcay Bağır · Karakarga Yayınları · 20246 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2014 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2014 00:00
Faust, ilk başta “ağır bir klasik” gibi göz korkutabilir ama içine girdikçe aslında çok insani bir hikâye olduğunu fark ediyorsun. Goethe, bu kitabında bir insanın anlam arayışını, bilgiye duyduğu açlığı ve ruhunun çatışmalarını anlatıyor. Yani aslında hepimizin içinde bir parça Faust var. Faust, bilgeliğe ulaşmış bir adam ama mutlu değil. Yetinmiyor. Daha fazlasını istiyor. Ve işte o noktada şeytan (Mefistofeles) devreye giriyor. Bir anlaşma yapıyorlar. Faust dünyayı, zevkleri, tutkuları deneyimlemeye başlıyor. Ama bunun da bir bedeli var. Bu kitap felsefi ama kafa karıştırıcı değil. Aksine, bazı yerlerde kendini sorgulamana neden oluyor. "Gerçekten ne istiyorum?", "Beni ne mutlu eder?", "Bildiğim her şey, yetiyor mu?" gibi sorular kafanda dönüyor. Goethe bu eseri yıllarca yazmış, çünkü sadece bir hikâye anlatmak istememiş; insanı çözmeye çalışmış. Ve bunu da çok etkileyici bir dille yapmış. Özetle, Faust sadece bir klasik değil; insanın içini eşeleyen, zorlayan, ama bir o kadar da besleyen bir kitap. Zaman ayırmaya kesinlikle değer.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2006 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2006 00:00
Bu kitabı okurken içim hem ısındı hem burkuldu. Şeker Portakalı, küçük bir çocuk olan Zeze’nin gözünden yazılmış. Ama öyle “çocuk kitabı” deyip geçme; aslında bize büyüklere çok şey anlatıyor. Zeze yaramaz gibi görünse de aslında inanılmaz duyarlı, hayal gücü yüksek ve sevgiye aç bir çocuk. Fakir bir ailede büyüyor, yaşadıkları kolay değil. Ama o her şeye rağmen umut etmeyi, sevmeyi bırakmıyor. Bahçedeki şeker portakalı fidanıyla bile konuşuyor. Çünkü bazen insanlar değil, ağaçlar daha iyi dinliyor. Kitabı okurken bazen güldüm, ama daha çok içim acıdı. Hele sonlara doğru baya duygulandım. Yazar, Zeze’nin gözünden dünyayı öyle güzel anlatmış ki, bazı cümlelerde durup tekrar tekrar düşündüm. Kısacası, Şeker Portakalı sadece bir çocuğun hikâyesi değil. Hayatın, sevginin ve büyümenin ne kadar zor ama aynı zamanda ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir kitap. Hâlâ okumadıysan, çok şey kaçırıyorsun diyebilirim.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2006275bin okunma
Reklam