Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber...
İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabeleriyle konuşması namazların akabinde oluyor. İnsanların dinç ve müsait oldukları vakitler olması hasebiyle de bu konuşmalar genellikle sabah ve öğle namazlarından sonra oluyor. Nitekim bu iki namaz vaktinden önce gece uykusu ve kaylule istirahati olduğu için insanlar daha dinç oluyor. İnsanların bitkin olmaları, dolayısıyla dinlenmeye ihtiyaç duymaları hasebiyle ikindi ve yatsı namazlarından sonra pek nadir konuştuğu oluyor. Akşam namazının akabinde konuştuğuna dair herhangi bir bilgi de nakledilmemiştir. Nitekim insanlar bu vakitte yemek ihtiyacı duyuyorlar. Bundan ötürü Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem akşam namazını ilk vaktinde kılmaya özen göstermiş, namaz içinde uzunca Kur'an okumamış ve namazdan sonra da konuşmamıştır.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in zikre olan düşkünlüğünden,hayatı süresince Rabbine karşı nasıl bir sevgi ve özlem içinde olduğunu hissedersin. Rabbinin yüceliğini her daim görüyormuşçasına hiçbir zaman O'nu anmaktan geri durmuyor;ilk uyandığında O'nun ismini anıyor, uyuyacağı zaman dudaklarının son kıpırtıları O'nu zikretmek için oluyor. Günün sabahını zikirle karşılayıp gecenin karanlığında zikre devam ediyor ve tüm bu zaman aralıklarında dili Allah'a anmakla ıslak kalıyor. İşte bu, kulluğun manalarını en derin şekilde göz önünde bulundurmaktan ve Allah-u Teala'ya duyulan sevgi ve saygıdan kaynaklanıyor.
Allah tarafından geçmiş ve gelecek günahlarının bağışlandığı müjdesini alan bu Resulün, insanların en çok istiğfar edeni olduğuna da dikkat et. Her günün sabahını yüz kere istiğfar ederek karşılıyor. Bulunduğu meclislerde yüz defadan fazla, ''Rabbim, beni bağışla ve tövbemi kabul et. Sen tövbeleri çokça kabul eden ve çokça bağışlayansın.'' dediği sayılıyor. Sonra yalvarır halde ve huşu ile gece namazında, ''Allah'ım, geçmiş ve gelecek günahlarımı açıktan ve gizliden işlediğim günahları ve benden daha iyi bildiğim günahlarımı bağışla. Öne geçiren ve geride bırakan sensin. Senden başka ilah yoktur.'' diyor. Geçmiş ve gelecek günahlarının bağışlanmış olmasına, herhangi bir hata işlemekten yahut günah işlemekten masum oluşuna rağmen bu denli bağışlanma diliyor. Peki neredeyse hayatımızın her anında bir hata işleyen yahut günah işleyen bizler ne yapıyoruz? Allah'ım bağışla...
[Bu günlük hayat programında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şu buyruğunun vücut bulmuş hâlini görebilirsin:"Namaz gözümün nuru kılındı." Farzıyla, sünnetiyle ve teheccüdüyle tüm bu namazlar günlük hayat akışı içerisinde bir rahatlama sağlıyor ve Resulullah s.a.v. adeta Rabbinden bir destek ve ferahlık elde ediyor. Böylece her namazdan sonra gücü, kararlılığı ve dinçliği yenileniyor ve namaz gözünün nuru,nefsinin rahatlaması halini alıyor. Hatta namaz vakti geldiğinde çok uzun bir süre geçmiş gibi şiddetli bir özlemle "Bizi namazla rahatlat ey Bilal" diyor. Ruhunun namaza ne denli özlem duyduğunu daha açık ve ince bir şekilde anlatan başka bir ifade yoktur herhalde:"Bizi namazla rahatlat"...