Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Resulullah'ın insanların fıtratlarını,ihtiyaçlarını ve uğraşlarını anlayışla karşılaması ve ibadetleri eda ederken dahi bunları gözetmesi. Öyle ki insanlara namaz kıldırırken onların en kısa namaz kıldıranı iken tek başına kıldığında en uzun namaz kılan idi. Cemaatle namaz kılarken namazı uzatmak istediği halde bir çocuğun ağlama sesini duyunca annesinin neler hissedeceğini bildiği için namazı kısa tutardı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Resulullah'ın evi samimiyet ve neşeyle doluydu. Evinin içinde pek gülümser ve neşeliydi.Evindeki oturmasında espriye, samimi eğlenceye yer vardı;bu tüm hayatında da görülürdü. Bir defasında çıkıp mescidde oynayan Habeşlilere bakmış, oyunlarını izlemekten keyif alarak bu sıcak manzaraya eşlik etmesi için hanımını da çağırmış ve bu davranışı temellendirmek için de şöyle buyurmuştu: "Oynayın Erfideoğulları;oynayın ki Yahudi ve Hristiyanlar dinimizde ferahlık olduğunu, benim için de kolaylığın (esnekliğin) olduğu haniflik ile gönderildiğimi bilsinler." Evet, Resulullah'ın dininde bir genişlik, hayatında da eğlence ve gülmeye yer açan bir ferahlık vardı.
Onun hayatında doğallık ve sadelik vardır;kasıntılıktan ve sertliğin sınırlamasından uzak bir hayatı vardır. Neşeli zamanlarda sevinir, yeri geldiğinde cana yakınlık gösterir, mutlu anlarda mutluluğunu izhar eder;hatta bir defasında sevdiği bir kimse uzunca zamandan sonra geri geldiğinde onu karşılarken(gösterdiği sevincin etkisiyle) ridasının düştüğü olmuştur. Yolda yürürken koyun derisi yüzen gence yanaşıp derinin güzelce nasıl yüzüleceğini göstermek için yanına giderek koyunun kolundan girip deriyi yüzdüğü olmuştur. Bir defasında da çanağında et pişiren adamın yanından geçerken "Yemek oldu mu?" diye sorup bir parça alıp yemişti. İşte insanlarla iletişim kurarken bu denli bir doğallık göstermek tüm engelleri ortadan kaldırır. Öyle ki Resulullah insanlarla kalbiyle yöneldikçe onlar da Resulullah'a tüm kalpleriyle yöneldiler ve adeta kendilerini Resulullah'a karşı bir babanın çocukları gibi hissettiler.
Resulullah'ın hayatı düzenli ancak tek düzelikten uzaktı. Yani düzenli ama esnek bir hayatı vardı. Şöyle ki, bazı durumların gereklerine göre yaşanan değişimleri hoş karşılıyordu. Hayatında kaos veya kargaşa olmadığı gibi tek düzelik ve katılık da yoktu. Düzenli ama esnek bir hayata sahipti. Namaz vakitleri belirliydi ve bu vakitler arasında düzenlerdi. Değişen durumlara göre oturduğu meclisleri bazen uzun bazen de kısa tutardı. Böylece hayatında düzenli ve tertipli olmanın olumlu yanları gerçekleştiği gibi monotonluğun ve katılığın olumsuz yanlarından da sıyrılmıştı.
Resûlullah'ın hayatı dolu ve yoğun olmasına rağmen gerginlikten ve karışıklıktan da uzaktı. Pek çok uğraşı olmasına rağmen kendisi sakin ve rahattı. Kendisinde herhangi bir gerginlik veya düzensizlik göremezdin.Ona şöyle bir baktığında sanki o anın öncesinde ve sonrasında herhangi bir işi olmadığını zannedebilirdin. Evindeki haline bakıldığında sanki dışarıda hayatın yükleri ve uğraşları onu beklemiyormuş zannederdin. Sahabeleriyle otururken kendisini bekleyen başka bir işi düşünüp endişelendiğini de göremezdin. Çünkü o, tüm benliğiyle arkadaşlarına yönelir ve onlarla rahatlardı. Güzel ahlakıyla her sahabesini kuşatır, sanki tek işi o an bulunduğu meclismiş gibi onlarla ilgilenirdi. İşte bu, hiçbir tedirginliğe ve karışıklığa mahal vermeyen ve bütün işler arasında bir denge kurabilen kimsenin yapabildiği bir şeydir.