Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Toksinlerden Nasıl Kurtulabiliriz?
Toksin atılımı, geçici bir programdan ziyade bir yaşam biçimi olmalıdır. Bu yaşam tarzı şunları içermelidir: Çevresel toksik maddelerden kaçınmak: Ağır metaller, toksinler ve elektromanyetik radyasyon gibi zararlılardan mümkün olduğunca uzak durmak. Yağ birikimlerini azaltmak: Egzersiz ve sağlıklı yaşam ile aşırı yağları azaltarak vücutta biriken toksinlerin atılımını sağlamak. Sağlıklı beslenme ve yeterli sıvı tüketimi: Günde en az 2 litre su içmek, bol sebze ve fermente gıdalarla beslenmek. Stresi azaltmak ve vücut direncini artırmak: Düzenli uyku, sakin bir yaşam ve destekleyici alışkanlıklarla bağışıklığı güçlendirmek. Fiziksel aktivite: Açık havada ip atlamak, her gün 45 dakika yürüyüş yapmak, sauna gibi terlemeyi artıran yöntemlerden faydalanmak. Günlük alışkanlıklarda dikkat edilmesi gerekenler: Wifi ağlarından uzak durun. Cep telefonu kullanımını azaltın. Plastikten yapılan ürünleri (özellikle gıda ile temas edenleri) kullanmayın. Kafeinli içeceklerden uzak durun. Tuz kullanımını azaltın. Beyaz lahana turşusu, yoğurt veya kefir gibi fermente gıdaları tüketin. Sentetik kumaşlardan, özellikle polyester ve akrilikten uzak durun. Bol sebze ve C vitamini içeren meyveler tüketin.
Reklam
Toksinler nereden geliyorlar?
1. Plastikler ve diğer kimyasallar: Vücutta toksin biriktiğini gösteren yakınmalar; baş ağrıları, karın çevresinde yağlanma, ödem ve şişlik, aşırı tatlı isteği ve sık acıkma, aşırı terleme, uyku sorunları, sürekli sinirlilik hali, sebepsiz bulantılar, yorgunluk ve halsizlik, sivilceler ve gözaltı morlukları, hazımsızlık, geğirme, mide ekşimesi olabilir. 2. İşlenmiş ve şekerli gıdalar: Şeker deyince aklımıza sadece glikoz gelmemeli, farklı şeker türleri var. Diyetlerimizdeki paketli işlenmiş gıdalarda fruktoz veya mısır şurubu bolca bulunuyor. Fruktozlu mısır şurubunun zararsız olduğunu söyleyenlere inanmayın. Maalesef ülkede halkın sağlığını,getirebileceği sonuçları düşünmeden zarar verici söylemlerle prim yapma peşinde koşanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Trans yağlar ve şekerle yüklü kurabiye ve dondurma vücudumuz için bir yakıt olamaz. Sağlıklı, üretken ve canlı olmasını istediğimiz beynimizin; yumurta, sebze, meyve, sağlıklı yağlar, organik beslenen hayvanların eti, denizde yetişen balıklar, zeytinyağı gibi mükemmel beslenmeye ve yakıta ihtiyacı var. Giderek zorlaşıyor ama bu besinleri bulmak ve tüketmek zorundayız. 3. GDO’lar, gıda boyası ve yapay tatlandırıcılar 4. Küf ve mantarlar 5. Aşırı ilaç kullanımı 6. Cep telefonları ve elektromanyetik alan
Mitokondrilerin İyi Çalışması İçin Üç Basit İpucu
1-Doğru nefes almak Doğru nefes almak, hücrelerimizin sağlıklı olmasında kilit noktadır. Doğru nefes alma tekniğinde burundan dörde kadar sayarak yavaşça nefesinizi alın. 4 saniye boyunca nefesinizi tutun ve sonra 4 saniye boyunca ağızdan nefesinizi verin. Tekrar nefes almak için 4 saniye bekleyin. Bu nefes alma yöntemiyle 16 saniyede bir nefes almış ve her nefes alışınızda akciğerlerinize kaliteli bir oksijenli hava doldurmuş olursunuz. 2. Doğru Beslenmek Doğru beslenmenin,kalori kısıtlaması ve aralıklı orucun mitokondri üretimini uyardığı, kalbi koruduğu ve sağlıklı uzun bir yaşam için anahtar rol oynadığı artık biliniyor. Enerji seviyenizi ve mitokondrinin daha fazla ATP üretme yeteneğini geliştirmenin en hızlı yolu bir beslenme planından geçer. İdeal beslenme planı için: a)Zararlı besinleri ortadan kaldırın Mitokondrinin enerji üretmesini sağlamak,serbest radikallerden kurtulmak için vücudunuza aldığınız gıdalardan daha önemli ne olabilir?Serbest radikalleri arttırabilen ve mitokondri hasarına neden olan besinlerden kesinlikle kaçınmalısınız. b)İltihaplanmayı ve mitokondri hasarını tetikleyebilecek ürünleri diyetinizden 6 hafta eksiltin. Bazı gıdalar bağırsak bakterilerin aşırı büyümesine neden olur.İltihaplanmayı tetikler,serbest radikal birikmesine yol açar ve nihayetinde mitokondri işlevini bozar.Herkeste değil ama sizde yan etkilere neden oluyorsa bu gıdaları hayatınızdan -geçici bir süre de olsa- eksilterek mitokondrinizi koruyun;enerji seviyenizi arttırın;zihinsel odaklanmanızı geliştirin;serbest radikal hasarını, iltihaplanmayı ve ağrıyı azaltın;bağırsak sağlığınızı iyileştirin. *Süt ürünleri(peynir, süt, yoğurt, dondurma;dikkat, yumurta süt ürünü olarak kabul edilmez,tavuktan sağlanır. Bu nedenle alerjiniz yoksa ve iltihaplanmaya yol açmıyorsa
Tembelleşen mitokondriler kilo alımına yol açar
Eğer beslenme modelinizde çöp karbonhidratlar;yani şeker,un/nişasta yüklü besinler fazlaysa,ağır metaller,kimyasal toksinler,renk,tat vericiler çoksa mitokondrileriniz kısa bir süre sonra bozulacaktır.Bu "oksidatif stres/paslanma" adı altında becerisi azalan,gücü kuvveti kalmayan mitokondriler sadece toksinleri temizlemekte zorlanmayacak,yağları yakmada da problem yaşayacaktır.Yakılamayan yağlar kanda LDL ve trigliseritleri yükseltecek,karaciğerde ve göbeğinizde birikecektir.Bu bir anlamda insüline duyarsızlığın,yani insülin direncinin gelişmesi demektir.
MİTOKONDRİLERİMİZE NELER ZARAR VERİR?
*Havadaki Toksinler Evinizde bir hava temizleyicisi kullanmak,havadaki tüm zararlı kimyasalların %99.9'undan fazlasını filtreleyecektir. "HEPA" içeren hava temizleyicisi almaya özen gösterin. Kömür filtresi içerdiğinden emin olun. Evinizdeki veya ofisinizdeki havayı temizlemenin bir başka yolu da canlı bitkilerdir. *Besinlerdeki Toksinler *Aşırı yemek yemek,hareketsiz yaşam tarzı ya da aşırı egzersiz
Reklam