Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
İki Bin Yıl Sonra Bir İlk
Londra Hükümeti, Filistin'deki İngiliz manda idaresinin Milletler Cemiyeti'nde tasdik edilmesini bile beklemeye lüzum görmeden, Filistin'i yönetecek yüksek komiseri belirlemişti:Herbert Samuel.Siyonistlerin "iki bin yıl sonra,Filistin'i idare edecek olan ilk Yahudi" şeklinde alkışladığı Samuel, 1898 yılındaki İngiltere ziyaretleri sırasında Eliezer ve eşi Hemda'nın Londra'da şahsen tanışıp uzun uzun sohbet ettiği o genç siyasetçiydi. --- İngiliz manda idaresinin başlangıcıyla beraber,Kudüs başta olmak üzere Filistin'in dört bir yanındaki Yahudiler arasında İbraniceye olağanüstü bir teveccüh başladı. Yahudiler dil meselesinin siyasi tesirlerini de artık kavramıştı. Herbert Samuel, 29 Kasım 1922 günü yaptığı bir duyuruyla,Filistin topraklarında İngilizce ve Arapçanın yanı sıra İbranicenin de resmi dil ilan edildiğini açıkladı. Bu, Eliezer Ben-Yehuda'nın rüyalarında bile göremeyeceği bir gelişmeydi.Ne var ki, tam bu sırada,ömrünün de son günlerini yaşamaktaydı...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yepyeni bir Kudüs'e Dönüş
Ben Yahuda ailesi ABD'deyken Filistin ve Kudüs'ü doğrudan ilgilendiren 3 önemli gelişme art arda yaşandı: 2 Kasım 1917 günü, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, İngiliz Yahudi cemaatinin önde gelen isimlerinden Baron Lionel Walter Rothschild'a gönderdiği mektupta,ülkesinin Filistin'de bir Yahudi yurdu kurulması için her türlü desteği sağlayacağı sözünü vermişti."Balfour Deklarasyonu" olarak tarihe geçen mektupla birlikte Siyonistlerin Filistin topraklarını işgalle ilgili planları uluslararası arenada somut bir temele oturtulmuştu. 9 Aralık 1917 günü,Osmanlı İmparatorluğu,1516'nın sonundan itibaren 401 yıl boyunca yönettiği Kudüs ve Filistin'den çekilmiş, yerini İngiltere'ye bırakmıştı. İki gün sonra,11 Aralık 1917'de,İngiliz Komutan Edmund Allenby, El-Halil Kapısı'ndan Kudüs'e giriş yapmış, böylece Kudüs ve Filistin'in tarihinde yeni ve sancılı bir dönem başlamıştı. 24 Temmuz 1918'de,kuruluş kararı Birinci Dünya Savaşı'ndan önce çoktan alınmış bulunan Kudüs İbrani Üniversitesi'nin temeli atılmıştı.Eğitim dili tamamen İbranice olan üniversite, bilhassa sosyal bilimler sahasına yoğunlaşacak,1 Nisan 1925 günü resmen öğrenci kabulüne başladıktan sonra,rüşdünü kısa süre içinde ispatlayacaktı.
New York'ta Dört Yıl
Birinci Dünya Savaşı, Avrupa'yı ve Orta Doğu'yu kırıp geçirirken, Eliezer ben Yehuda, Amerikan Yahudilerinin kendisine sağladığı cömert imkanlarla tamamen dil çalışmalarına odaklandı.Sözlüğünün önemli bir kısmını kaleme alabilmesi de bu sayede mümkün oldu. Kendisine New York Halk Kütüphanesi'nde özel bir oda tahsis edilmişti. Ayrıca Washington'daki Kongre Kütüphanesi'nin kapıları sonuna kadar açılmış,istediği her kaynak esere rahatlıkla ulaşması sağlanmıştı.
İbranice Sokaklarda
11 Nisan 1909 Pazar günü, tarihi Osmanlı şehri Yafa surlarının kuzeyinde,66 Yahudi aile toplanmış, kurulması planlanan yeni şehirde kimin hangi parseli alacağını belirlemek üzere kura çekiyordu. Paylaşılan arazi, Hollandalı banker Jacobus Hendrikus Kann tarafından Osmanlı Hükümeti'nden satın alınmıştı. Osmanlı yönetimi Filistin’de Yahudilere doğrudan toprak ve gayrimenkul satılmasını kati biçimde yasaklamıştı ancak araya giren üçüncü şahıslar söz konusu alışverişleri rahatlıkla gerçekleştirebiliyordu. Kann da,Hollanda Krallığı ile Osmanlı Hükümeti arasındaki müspet ilişkileri kullanarak, Akdeniz sahilindeki bu araziyi kolaylıkla satın almış, ardından Filistin’deki Siyonistlere devretmişti. Kısa süre sonra Tel Aviv adını alacak olan şehrin temelleri atılırken, aileler beyaz ve gri deniz kabuklarını sırayla çekerek parselleri bölüştüler. Beyaz kabuklarda şeref isimleri, grilerde de parsel numaraları yazıyordu. --- Tel Aviv’in kuruluşuyla birlikte İbranice ilk kez sokağa iniyordu ve Eliezer Ben- Yehuda elbette bu yeni şehir projesinin hayata geçirilme sürecinde de yerini alıyordu. Onun önayak olmasıyla hızlı bir şekilde İbranice kursları açıldı. İbranice yayınlar Tel Aviv’in dört bir yanında boy göstermeye başladı. 1905’te Yafa’da temelleri atılan, tamamen İbranice müfredatlı ilk lise "Ha-Gimnaz-ya Ha-Ivrit"*,1909’dan sonra Tel Aviv’de inşa edilen yeni binasına taşındı. Herzl Caddesi üzerinde bulunduğu için Herzliya Lisesi olarak şöhret bulan okul, Eliezer Ben-Yehuda ve arkadaşlarının yıllardır İbranice uğruna verdikleri savaşın somut bir meyvesiydi.İbranice öylesine benimsenmiş ve yaygınlaşmıştı ki, 1920’lerde okul bünyesinde,Üçüncü Aliya** ile birlikte Filistin topraklarına göç eden Avrupalı Yahudilerin Yidiş konuşmasına savaş açan bir grup bile türedi. Tel Aviv
İkinci "Yükseliş" ve İbranice
1904-1914 yılları arasında,Filistin toprakları bilhassa Rus imparatorluğu'nun çeşitli noktalarından yoğun bir Yahudi göçüne daha sahne oldu. Rusya'da Yahudilere yönelik saldırı ve baskıların sonucunda yaşanan bu süreç,"İkinci Aliya" olarak adlandırıldı.Yaklaşık 10 yıl gibi bir zaman diliminde,40 bin civarında Yahudi'nin Filistin'e yerleştiği tahmin edilmektedir. Ancak bunların yarısından fazlası,daha sonraki yıllarda,bir türlü uyum sağlayamadığı Filistin coğrafyasından ayrılarak dünyanın farklı yerlerine dağılacaktı. İkinci Aliya'nın en önemli özelliği,Birinci Aliya'nın aksine eğitim düzeyi son derece yüksek Yahudileri Filistin'e taşımasıydı. Çoğunluğu gençlerin teşkil ettiği bu Yahudiler kanalıyla Sosyalizm de Filistin'e nakledilmiş oluyordu. Yeni kurulan yerleşimlerle birlikte artık bölgenin ideolojik haritası ciddi bir dönüşüme uğrayacaktı. Sosyalizmin doğrudan tesiriyle,Filistin'deki Yahudi yerleşimleri "komün hayatı"nı öngören tarım çiftlikleri biçiminde organize olmaya başladı."Kibutz" denilen bu çiftlikler,Yahudilerin her açıdan eğitilmesini ve hayata hazırlanmasını hedefliyordu.Hayvancılığın da yapıldığı kibutzlar,aynı zamanda yaz kampları için çok uygun mekanlardı. Filistin'de ilk kibutz,Taberiye Gölü'nün güney kıyısında,1909 yılında kuruldu. Bunu aynı süreçte,kibutzları dışarıdan gelecek her türlü saldırıdan korumak amacıyla, "Ha-Şomer" adlı silahlı teşkilatların tesisi izledi. Zamanla her kibutz kendi Ha-Şomer birliğini oluşturacak,bunlar ise 1920'de "Hagana" çatısı altında bir araya getirilecekti. İsrail'in kuruluş sürecinde çok sayıda Arap katliamına ve tehcir uygulamasına imza atan Hagana ise,1948'den sonra İsrail düzenli ordusu bünyesine dahil edilecekti. Filistin'de yaşanan bu değişim ve dönüşümler Eliezer Ben-Yehuda'ya İbraniceyi konuşulur hale