Tırnağı kopan adamın da acısını duyalım, serçe parmağını sehpaya çarpan adamın da. Yuvası bozulan kuşa da hüzünlenelim, ilaçlanan sivrisineklere de.
Vicdan güzel, merhamet derin bir armağan insanoğluna. Fakat vicdanın da merhametin de fıtrata muvafık olanı var, zedelenmiş kirletilmiş olanı var.
Mikroba duyulan acıma hissinin aslında merhamet değil, his bozukluğu olması gibi “insana zarar veren” hayvanları insanlardan daha fazla savunmak da onları Gazze’de katledilen çocuklardan daha öncelikli bir mesele haline getirmek de his/duygu bozukluğudur.
“Def-i mefsedet celb-i menafiden evladır” denir. Bu yalnız İslâm’ın değil, evrensel hukukun da kabul ettiği bir kaidedir. Eğer çocuklara, insanlara verilen bir zararı ortadan kaldırmak mümkünse -en masumdan en şedide hangisi icap ediyorsa- onu icra etmek, bazı hayvanların sokaklarda salınma hakkından önceliklidir. İzan, bir sorunu çözmek için en önemli gerektir. İzandan mahrum olanların bir sorunu, onu daha da büyütmeden çözmesi mümkün değildir. Akıl olsun, izan olsun…
Meşikşah Sezen