Özgürüm.: Hiç bir yaşama nedeni kalmadı artık bana, denediğim bütün nedenler bıraktı, başkalarını da tasarlayamıyorum.... Geçmişim öldü, Anny sadece bütün umutlarımı kır ak için geri geldi. Bahçeler boyunca uzayan şu beyaz sokakta yalnızım. Yalnız ve özgür. Ama bu özgürlük ölüme benziyor biraz.
Yattıkları zaman, hayatlarının sınırsız saçmalığını kapamak için başka bir şey bulmaları gerekecek. Peki... Kendi kendini aldatmak gerçekten kaçınılmaz bir şey mi?
En bayağı olayın bir serüven haline gelmesi için onu anlatmaya koyulmanız gerekir ve yeter. İnsanları aldatanda bu zaten. Kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinde görür. Hayatını, sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır
"Her türlü serüven efendim. Yalnış trene binmek,. Bilmedik bir kentte inmek. Cüzdanımı kaybetmek, yalnışıkla tutuklanıp geceyi içerde geçirmek. Bence serüven, ille de olağanüstü olması gerekmeyen, ama olağanın dışına çıkan bir olay diye tanımlanabilir efendim. "