Petersburg adlı dev şehirde hayat Akakiy Akakiyeviç Başmaçkin hîç var olmamış gibi devam etti. Kimsenin korumadığı, hiç arkadası olmayan, hayatı boyunca hic kimseden icten bir yakınlık görmemis, bir böceği iğneyle tutturup mikroskop altında inceleme firsatını kaçırmayan doğabilimcilerin ilgisini bile çekmeyen bir insan evladı bu dünyadan böyle geçip gitti.
Vaktinden önce öleni görüyor musun? diye sordu Ereşkigal
"Evet."diye cevap verdi Belitseri. Yatağında yatıyor ve yaşayamadığı hayatının rüyasını görüyor.
İhtiyaç hissettiğin an ağla fakat giden bir şeyin ardından yenisinin geldiğini unutma sakın, bu yeni gelenin içinde kendi büyüsü gizlidir. Yasam kavgasında galip gelmeni sağlayacak olan iste bu bilgidir."
Fakat bozkırda öğrendiğim bir sey var: İnsan asla güneşin merkezine değil, birazcık yanına bakmalı yoksa kör olmak işten bile değildir. Bu sehir, Uruk ve buradaki yaşam, pırıl pırıl parlayan göz kamaştırıcı nesnelerle dolu gūneșin ta kendisi. Fakat bu göz kamaştırıcı nesnelerin parıltısı arttıkça insanın iç gözü de o derece körleşir.''