"Karanlık, insanın içindeki gizli arzuları tıpkı toprağın altındaki tohumlar gibi besleyip büyütür. Manzara geceyle birleştiğinde, artık sadece gözle görülen bir yer değil, ruhun kendi derinliklerinde kaybolduğu bir serüvene dönüşür."
"Ruhun da tıpkı doğa gibi, kendi fırtınalarına, kendi kuraklıklarına ve ansızın gelen sağanaklarına ihtiyacı vardır; ancak o zaman canlanır, ancak o zaman nefes alır."
"Doğa, üzerinde fırtınanın kopmasını bekliyordu; tıpkı benim gibi, tıpkı yanı başımdaki o yabancı genç kız gibi, fırtınanın bizi sarsmasını, her şeye bir son vermesini ya da her şeyi çözüme kavuşturmasını bekliyordu."