Sus, Ey Ademoğlu!
Konuşma artık bir müddet dinle doğayı.
Dinle hükmetmeye çalıştığın şeyi.
Bırak, sessiz çığlığı dinle.
Doğa sözcüklerle konuşmaz.
Çünkü susmakta bir çığlıktır.
Bunu sadece dilsizler anlar.
Tıpkı hakikatin merkezi doğa gibi.
Bende sırlar mevcut olsa da, ben sır değilim.
Anlaşılmak gibi bir çabam da yok.
Anlamak isteyen sayfa sayfa okusun kendini.
Bazı yerlerin altını, bazı yerlerin üstünü çizsin.
Notlar düşsün köşelere.
"Ben kimim?" diye.
Sonra tekrar okusun, "Yazar ne anlatmak istiyor?" diye...
Günlerden birgün sadece düşünürsen,
Düşüncen peşinde özgürleşemezsen,
Özgürlük için herşeyden vazgeçemezsen,
Hayatin boyunca tutsak olursun.
Bir an kalbini dilemezsen,
Dinlediğini anlamazsan,
İki hecelik gerçeği okuyamazsan,
Özgürce sevemezsen,
Tutsak olursun.
#K.D.N'su...
Tercihlerimiz.
Saygı duyulmayan tercihlerimiz.
Hep bir köşeye atılmış, ertelenmiş.
Tutup kaldırmaya mecali kalmayan tercihlerimiz.
Herkesin en iyisini bildiği,
Kimsenin birşey bilmediği tercihlerimiz.
Ayakların baş olduğu, sürekli boş konuşan,
Başlarin ayak olduğu, sürekli ezilen tercihlerimiz.
Dedikoduya mahâl olmuş, dalga geçilen,
Sen doğmadan biçilen, düşüncenin kalıbına bakmadan içine zorla girdiğimiz tercihlerimiz.
İşte deli hayat!
Ölmüşüz farkında değiliz.
Vesselam...