Bu insanlardaki iç yüzün dış yüze ne kadar az benzediğini anlamak için fazla yorulmaya da lüzum yoktu. Parmağının ucuyla biraz dokundun mu, üstlerindeki yaldız parça parça dökülüyor, altında dolu pislik ve ahlaksızlığın cılk yaraları bütün iğrençliğiyle görülüyordu.
Nihayet, anladı ki, kahve işsizlikten ve aile dirliksizliğinden doğan ıstıraplara karşı sığınılacak tek köşedir. O da olmasa, mütekaitler (emekli) için ölmekten başka yapılacak iş kalmayacaktı.