Beboo

Büyükhanım’ın tanıyamadığı farklı milletlerden, coğrafyalaralardan, zamanlardan milyonlarca insan hepsi acı içinde oradan oraya sürükleniyordu. Bir tek veya milyon, fark etmezdi. Çünkü birinin ölümü her birinin ölümü gibiydi. Çünkü her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti. Bu yüzden bir tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi. Savaş insanı canavarlaştıryordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu. Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna. Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allah’ın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert bir sınavı da ancak kulun Allah’a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi. Dünya cennet değildi evet; olsaydı, cennetin ne anlamı kalırdı?
Sayfa 496·Kitabı okudu
Reklam
Demek dünyada hâlâ rahmete, merhamete dair emek vardı.
Sayfa 488·Kitabı okudu
Feleğin çemberi yuvarlak, nereye döneceği belli değildi.
Sayfa 460·Kitabı okudu
Bu kadar hesap yapmaya ne gerek vardı? Hepi topu aşk işte. Gelir, yaşanır ve günü gelince biterdi.
Sayfa 449·Kitabı okudu
Oysa aşkın yeterince’si olmaz benim hiç olmamış sevgilim. O ya vardır ya yoktur.
Sayfa 449·Kitabı okudu
Reklam