Abdullah bin Halife'nin rivayet ettiğine göre Hz.Ömer'in (r.a.) bir defasında ayakkabısının bağı kopmuş, o da (İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râci'ûn) dedikten sonra: "Seni üzen her şey bir musibettir" demiştir.
Ebû Zer (r.a.) diyor ki: "Dostum (Peygamber s.a.v.) bana yedi şeyi tavsiye etti: (Madden) kendimden aşağı seviyede olanlara bakıp benden daha iyi durumda olanlara bakmamamı. Fukarayı sevip, onlara yakın olmamı. Acı da olsa hakkı söylememi. Hiç kimseden asla bir şey istemememi. Sıla-yı rahim (yakınlarımı ziyaret) etmemi. Allah yolunda kınayanın kınamasından korkmamamı ve 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' sözünü çokça tekrarlamamı."
Mâlik b. Dinâr, "Hikmetli sözler arasında şuna rastladım: Başkalarına öğretmedikçe ve bildiğinle amel etmedikçe o bilgin de senin için bir hayır yoktur. Bu bir adamın odun topladıktan sonra yığın yapıp, güzelce bağlayarak taşımaya başlamasına, taşıyamayınca da, tutup üzerine daha fazla odun ilave etmesine benzer" demiştir.
Ebû Zer (r.a)'den şöyle rivâyet olunmuştur. " Resûlullah (s.a.v.), ' Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.' ayetini okumaya başladı ve nihayet bitirdi. Sonra bana dönüp, " Ey Ebû Zer! Eğer bütün insanlar bu ayete yapışsaydı, onlara yeterdi." dedi ve arkasından bana aynı ayeti tekrar tekrar, uykusu gelinceye kadar okudu.
Süfyân es-Sevrî'ye fütüvvetten sorulmuş, o da: "Fütüvvet akıl ve hayâdır. Başı ise, kendine sahip olmaktır. Zineti, hilm ve edeb, şerefi, ilim ve verâdır. Fütüvvetin kemâli Allah korkusudur." demiştir.