İçimizden geldiği için mi iyilik yaparız yoksa karşımızdaki insanın bize boyun eğip bizden yardım dilenmesi bizi daha kudretli kıldığı için mi iyilik yaparız? İşte Amok Koşucusunu okuduktan sonra aklımda dönüp dolaşan tek soru buydu. Aslında Zweig bu sorunun cevabını, ‘’Yardım etmek için de bu duyguya ihtiyacınız vardı, karşınızdakinin size ihtiyacı olduğu duygusuna’’ diyerek çok güzel bir şekilde vermişti eserinde.
Stefan Zweig beni her zaman yazdıklarıyla ve hayatıyla çok etkileyen bir yazardır. Onun yazdıklarında hayattan bir parça bulurum hep. Zweig, kişinin bilinçaltına ustalıkla girmeyi başaran yazarlardandır. Bu kitabını da seve seve okudum, yazarın diğer kitapları gibi. Umarım sizde de bir parça merak uyanmış ve okuma isteği doğmuştur.
Amok KoşucusuStefan Zweig · İndigo Kitap · 2018134,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap, Meursault’nun, annesinin ölüm haberi üzerine huzurevine gitmesiyle başlıyor. Annesinin ölümü üzerine aldığı telgrafa soğukkanlılıkla yaklaşması, annesinin cenazesinin yüzünü nedensizce görmek istememesi, annesinin yaşını bilmemesi, cenaze başında kahve ve sigara ile keyif yapması, o gün annesinin cenazesi olmasaydı gezip eğlenebileceğini hayal etmesi bizi ikilemde bırakıyor; bir savunma mekanizması mı, yoksa Yabancılaşma mı?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,5bin okunma
Kemikleri, eti, bağırsakları ve kan damarlarım kaplayan deri nasıl insan görünümünü katlanabilir hale getiriyorsa, ruhun çalkantıları ve ihtirası da kibirle kapatılmıştır; o, ruhu kaplayan deridir.