Uzattığım ayaklarım geliyor düşünce içime
Geriden tutuyorum fakat bu
sığılacak şey değil, sevdalanınca insan
Düzgün oturur sofasında
Göğsünü aşındırır gözleri
Adam yılgın bir aşık
Kadın gözlerini güneşe tutan güzel
Her an sokakları tepeliyor
Yahut gecenin korkusu batıyor yüreğine
Keşke derviş dedem yüzümü sunsam
Bin kereliğine, yüzü gülse bahçemizde,
Penceremizde.. Bugün gömleğimi
düzeltmedi, çünkü o bi dikenliğin ardındaydı
Elim cebimde kurdum evimizi oysa
Elimi uzatsam dolunay ışık..
Gönlüme yalpa vuruyor deniz
Senin yeşil dağlarında şehir sönük
Tabanımda geriliyor sevgin
Kollarıma biniyor beyaz güvercin
Derviş dedem, bu ülkenin adını koymalı
Dudaklarına çare arıyor adam
Geri kalmış bir ülkenin çocuğu gibi
Kimsesiz uzanmış bir el olmamalı
Dudaklarında 3 hece bir zeytin dalı
Kadın:
Karartılmış evleri bilir misin
Uzun yıllar aç kalmış elleri
Çorak sataşmaları camlarda kışın
Ben yüzümü gölgeyle kapadım