Eti salkım ürküntülerle yaşıyoruz
bu koyuyor güzel hüznümüze
bırakmıyor insansız bir su gibi
kalsın gözyaşımız
her şey bayat bir ambalaja sarılmış gibi
sunumlarla geçiyor ömür
pazarın, anlatılan bir şey olduğunu
söylüyorlar bize.
İnanmıyorum.
Ne varsa pay edilirdi bize.
Paylaşılan, gecenin getirdiği.
Ah ediyoruz. Fakat ahına kulak tıkıyor
kablosuz seslerimiz. Buğusundan hikaye olacak camların, uzun bekleyişlere sahne olması, bu beni ağlak ediyor. Tırnakları eksik doğmuş keçi ölüsü yatıyor içimde
arkada bırakılmış bir duygu gibi yahut sene. Fakat göbeğinde çim biten topraklar artık çirkin bir çöplük.
Ölmeliyim yaşamak için.
B.f