Kitap adından da anlaşılacağı üzere mitolojideki en güçlü kadın karakterlerden biri olan Klytaimestra üzerine kurulu
Sparta Kralı babasının gözdesi , dillere destan güzelliğiyle her erkeğin hayalini kurduğu Prenses Helene’in ablası olan Klytaimestra en çok dövüş becerileri, gücü ve zekasıyla ön plana çıkıyor.
İlk evliliğini saraya gelen Maionia Kralı Tantalos’a aşık olarak yapıyor. Bu evlilikten bir de oğlu oluyor. Fakat bu evlilik babasının ihaneti ve Agamemnon’un onu ilk gördüğü andan itibaren kendisi için istemesi üzerine çok kısa sürüyor.
İlerleyen günlerde eşinin ve oğlunun katili olan Kral Agamemnon ile zorla evlendirilir. Yaşadığı bu korkunç kayıp Klytaimestra’nın derinlerdeki tüm öfke ve nefretini gün yüzüne çıkarır.
Ve babasının karşısına çıktığında “Atreidai’nin peşine düşeceğim ve onlardan geriye sadece külleri kalana dek değer verdikleri her şeyi ezip geçeceğim” diye hem kendine hem ailesine söz verir. Böylece kitabın bana göre asıl kısmı başlamış oluyor .
Kitap çok akıcı ve eğer daha önce pek mitoloji okumadıysanız kesinlikle öğretici diyebilirim. Diğer mitoloji kitaplarındaki gibi kralların, erkek tanrıların yoğun olarak işlenmesinin aksine kadın karakterlere çok daha fazla yer veren ve onları gururlu, zeki, güçlü gösteren bir eser. Bu açıdan da baya severek okudum. Bitmesine üzüldüm. Ama sonu beni tatmin etti. Kesinlikle tavsiye ediyorum