Bir insanın bir insana yapabileceği en kötü şeylerden biri de diğerinin gerçekliğiyle oynanması olsa gerek. Somut bir kanıt yok fakat seziyorsun, biliyorsun o gerçek, ama hayır diyor. Abartıyorsun, uyduruyorsun diyor. Ve kişi kendinden vazgeçiyor. Kişinin ilişki oyunu hep aynıdır. Değişen sadece zaman, mekan ve kişilerdir. İlişkide birisi devamlı kurtarıcıysa orada devamlı kurban olan bir öteki vardır. Kurban devamlı mağdur edilendir. “Ailesi ona hep kötü davranır, şans ona hiç ona gülmez, arkadaşları ona hep yanlış yapar, iş verenler hep ondan daha fazlasını talep eder “ liste uzar gider.
Sizi çok seven insanlara tekrar bakın; onların hayatını eskisi gibi kolaylaştırmadığınızda size sevgi gösteriyorlar mı? Size yakınlıkları nasıl oluyor? Yoksa kendinizi onlar için feda etmeniz, onların sizinle olmalarının tek koşulu mu?
Hayat değişir.Aşkı kaybederiz. Arkadaşlarımızı kaybederiz.Hiç kaybetmeyeceğimizi sandığımız parçalarımızı kaybederiz.Sonra biz bile farkına varmadan bu parçalar geri gelir ve aynaya daha güçlü versiyonumuz bakar.Bir şeyler ne kadar kötüye giderse gitsin,iyi günler de gelecektir.
Kendini yeterli hissetmiyorsan, yanlış yerdesin. Yanındayken tereddütlerin varsa, yanlış kişiylesin. Doğru yerde ve doğru kişiyle olduğunda ruhunun zamana ihtiyacı olmayacak, oracıkta anlayacaksın. Kendini evinde hissedeceksin.