Değer veren hatasını açıklar, konuşur, anlatır, ne yapar eder gönlünü alır. Zaten sen o çabasından anlarsın seni kaybetmekten korktuğunu, affedersin. Değer vermeyen de işte bahanelerini sıralar.
Oradan buradan zar zor denkleştirdiğimiz imajların içinde yaşıyoruz, içimizde karşılığı olan hayatlarımız yok!
Bindik bir alamete, şimdi inemiyoruz. İnecek cesareti içimizde arıyor, yerini bulamıyoruz.