İnsanlar gider şarkıları kalır,
Şarkılar var uzun,
Yüzyıllar dolanır.
Şarkılar var kısa,
Söylendiği yerde kalır.
Şarkılar var benim şarkılarım,
Söyletmezler içimde kalır...
FERNWEH
Pek özenle, önemli bir buluşmuş gibi yazdığım nice söz, neden kısa süre sonra bana gülünç ve yersiz görünüyor; buna karşılık laf olsun diye karaladığım bazı sözler de niçin sonradan bana düşündürücü, cazip ve isabetli görünüyordu?
... Yalnızlık sahip çıkılan, ancak sahip çıkıldığı yalnızlık olabilen bir şeydir; insanın kaçınılmaz bir süreç sonucunda sürüklendiği ve dış şartların dayattığı "tek başınalık"tan, "bir kişi kalmak"tan, "kimsesizlik"ten, "garip" likten farklı, hem çok farklıdır.
Demek ki düşünülmüş olan ve düşünülmüş olmaklığıyla çevrimini tamamlamış düşünceler değildi beni ve şiirimi besleyen. Daha önceden, başkaları tarafından düşünülmüş hususların hayatımıza nasıl bir yön vermesi gerektiği yolunda düşünmek, özü itibariyle düşünmek değil, nihayet bir zihin işlemini yürürlüğe koymaktı. Düşünülmüş şeylerin şu anda hayatımızda nasıl bir yer sahibi olduğu üzerinde düşünmek ise bir öncekinden birkaç gömlek daha üstün idiyse de yeterli sayılmazdı. Benim için tatmin edici nitelik, düşünme imkanını kullanabiliyor olmada yatıyordu. Nasıl düşünüleceğini bilmeyi göze almalıydım.