bu zavallı memleketin, bu mağdur milletin hayır ve menfaati için yaptığım küçük, ehemmiyetsiz birkaç işe angarya demek nankörlük değil midir? Fakir bir çocuktum. Bu memleket beni besledi, okutup adam etti. Halbuki ben onun döktüğüm beş on damla tere, kaybettiğim üç beş saat uykuya acıyorum.
"Ben rakı içmem, hem içmemek için nefsime karşı ahdim de var. Fakat arkadaşlar yalvarırcasına ısrar ettiler. İnat edersem neşelerinin kaçacağını hissettim. "
Başkalarının neşelerini kaçırmamak için kendimizden taviz vermeye başlayınca her şey yavaş yavaş altüst olmaya başlar
Bu küçük masa bütün bir milletin saadeti için çalışan büyük makinenin bir parçası; benim onun başında göreceğim iş, ne kadar ehemmiyetsiz olursa olsun, eserin heyet-i umumiyesine tesir edecek Büyük seslerin dağlardan aldığı aks-i sadada nasıl en küçük ihtizazın -duyulmayacak kadar hafif, fakat herhalde mevcut- bir payı varsa benim naciz mesaimin de bu büyük dertli milletin saadetinde öyle bir hissesi olacak
Ben bilâkis başımdaki sersemliğe vücudumdaki ağrıya ağzımdaki acılığa rağmen çok memnun ve mesudum. Bu küçük masa benim. Bu sandalyeye filânin lûtfu, falanın yardım ve tavsiyesiyle oturmadım