Dik yaşaman bazılarını batar.
Hayatta şöyle bir çelişki vardır:
Kendi hayatı darmadağın olanlar, başkalarının hayatını düzene sokmaya kalkarlar.
Kendileri cesaret edemedikleri şeyleri sana “risk” diye anlatırlar. Hiç görmedikleri yolları tehlikeli diye tarif ederler. Başaramadıkları her şeyi, seni küçümseyerek telafi etmeye çalışırlar. Çünkü insan, aynaya bakmaya cesaret edemediğinden başkasının camına taş atar. Kendi düzeni yoktur ama senin düzenini eleştirir. Kendi mutsuzluğunu çözülememiştir ama senin mutluluğunu sorgular. Kendi cesaretsizliğini ”akıl” diye pazarlar.
Şunu unutma: Hayatını kuramamış biri, senin hayatına mimar olamaz. O yüzden anlatma. İspat etmeye çalışma. Onay almaya hiç uğraşma. Bazı insanlar seni eleştirmez; senden rahatsız olur. En çok da şunu hazmedemezler:
Sen, onların yapamadığını yapıyorsundur. Konuşsunlar. Sen yoluna bak.
Çünkü başarısızlığın en kolay savunması, başkasının başarısını küçümsemektir.
“Herkes sorunlu, ben normalim,” diyebilen birinin aynaya borcu vardır. İnsanları kategorilere ayırmak, seni güçlü yapmaz; sadece acımasız gösterir. Çünkü en ağır hastalık, kendini kusursuz sanma körlüğüdür.