Rivâyete göre, Hz. Adem (a.s) yasaklanmış ağacın meyvesini yediği zaman, midesi içindeki ağırlığı çıkarmak üzere guruldamaya başladı. Oysaki yasak meyveye gelinceye kadar hiçbir cennet yiyeceği midesini böyle bozmamıştı, zaten o ağacın meyvesini yemeleri bu yüzden yasaklanmıştı.
Midesi rahatsızlanan Hz. Adem, cennet içinde dolanmaya başladı. Allah meleklerden birini onun ile konuşmaya gönderdi, gelen melek ona; "Ne istiyorsun?" diye sordu. Hz. Adem meleğe; "Mideme çöken ağırlığı boşaltmak istiyorum" diye cevap verdi.
Allah'ın talimatı üzerine melek Adem'e şöyle dedi; "Midene çöken ağırlığı nereye boşaltmak istiyorsun. Döşeğine mi, yaygılara mı, nehirlere mi yoksa ağaçların altlarına mı? Burada böyle bir şey için uygun bir yer görüyor musun hiç? Doğru dünyaya in!"
Birinci derecede dünyaya önem veren kimsenin, Allah'tan hiçbir şey beklemeye yüzü olamaz. Yüce Allah (c.c) dört hasleti onun kalbinden hiç çıkarmaz;
1- Kurtuluşu olmayan bir endişe,
2- Hiç boş vakit bırakmayan kesintisiz bir meşguliyet,
3- Hiçbir zenginliğe varamayan fakirlik,
4- Hedefine varması imkânsız bir ihtiras. "
"Bakış şeytanın bir okudur. Bakışını haram hedeflerden, Allah korkusu ile alıkoyanlara, Allah bu davranışlarına karşılık hazzı kalpte duyulan bir iman bağışlar."